![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
|
|||||||||||||||
![]() |
Bayındırlık Ve İskân Bakanlığı, Tübitak Yer Deniz Bilimleri Enstitüsü Ve Deprem Riski Taşıyan Bölgelerdeki 12 Üniversitesinden Fay Hatlarındaki Son Durum İşte deprem riski yükselen bölge ve iller
Balâ, İzmir ve Çanakkale; deprem ülkesi Türkiye'nin adeta her karış toprağı titriyor. İstanbul'un yanı sıra, Anadolu'nun belli noktalarında da büyük deprem beklentisi giderek artıyor. Türkiye'yi kuşatan fay hatlarında son durum ne? Hangi iller alarm veriyor, kaç büyüklüğünde deprem bekleniyor? Kritik noktalar için en iyimser ve en kötümser senaryolar ne yönde seyrediyor? TÜRDEP kapsamında tüm Türkiye'deki fayları, yani "depremin kalp atışları"nı dinleyen Bayındırlık-İskan Bakanlığı, TÜBİTAK MAM Yer Deniz Bilimleri Enstitüsü ve deprem riski yüksek bölgelerdeki 12 üniversite son gelişmeleri Yeni Aktüel'e değerlendirdi. Yaklaşık üç ay önce, cumhuriyet tarihinin en önemli deprem projelerinden TÜRDEP, yani Türkiye'nin deprem riski yüksek - ancak tektonik rejimleri farklı - bölgelerinde deprem davranışının çok disiplinli yöntemlerle araştırılmasına ilişkin proje Yeni Aktüel'de yer almıştı. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Yer Deniz Bilimleri Enstitüsü'nün 14 üniversiteyle gerçekleştirdiği ve Türkiye genelinde diri faylar üzerinde 184 istasyon kurduğu projeyle; mikro depremlerden sıcak su kaynaklarındaki ısı değişimlerine, topraktaki radon gazı değişimlerinden büyük sarsıntılara kadar hemen her ayrıntı izlenerek muhtemel bir depremi önceden tahmin amaçlanıyordu. Enstitü Müdürü Doç. Dr. Sedat İnan, depremin önceden tahmin edilemeyeceği iddiaları karşısında umutlu konuşmuş ve bazı bulguların yaklaşan bir depremin tahminini günler öncesinden mümkün kılacak anomaliler gösterdiğini açıklamıştı. "Deprem ülkesi" Türkiye'de, aradan geçen sürede faylar tabii ki durulmadı; hatta son olarak Balâ, İzmir ve Çanakkale'deki orta ölçekli depremlerle korkuyu tazeledi. Bir yandan da, Marmara'nın dibinin 1999 depremi öncesini andırdığı iddiaları ortaya atıldı. Yeni Aktüel de Türkiye'deki fay hatlarının son durumunu araştırdı. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, TÜBİTAK MAM Yer Deniz Bilimleri Enstitüsü ve TÜRDEP'e katılan 12 üniversitenin katkılarıyla iki hafta sürecek bu dosya çıktı ortaya. TÜRDEP'in ve Türkiye'deki fay hatlarının son durumunu konuşmak içinse ilk olarak elbette yine Doç. Dr. Sedat İnan'ın kapısını çaldık. Bazı illerde ciddi deprem sinyalleri olduğundan bahseden ve yaklaşık 11 il ismi telafuz eden İnan, İç Anadolu bölgesinde yaşayanları da yakından ilgilendirecek sözler söyledi. "Elazığ civarı ciddi sinyaller veriyor... Muhtemel ki yedinin üzerinde olacak ve Elazığ, Malatya, Diyarbakır ve Adıyaman'ın kuzey kesimlerini ciddi biçimde etkileyecek" diyen Doç. Sedat İnan, ikinci kritik nokta olarak Kahramanmaraş Türkoğlu'nu gösteriyor! "Çukurova'da Kozan'ın kuzeyinde hareket, Denizli civarında muazzam aktivite var" diyen İnan'ın verdiği bilgilere göre Manisa'nın batısında, İzmir Urla civarında da hareket görülüyor. Erzurum Aşkale, Bingöl Karlıova ve Solhan civarındaki faylarsa sürekli hareketli! İşte Doç. Dr. Sedat İnan'ın açıklamaları - TÜRDEP projesinde son durum ne? Planlanan şekilde, hatta genişleyerek sürüyor. Ek mali külfet getirmeden, proje kapsamında taahhüt etmediğimiz bazı işler de yapıyoruz. Mesela Kahramanmaraş Türkoğlu civarına istasyon kurduk. Artık radon gazı gözlemini güvenilir bir düzleme taşıdık. Radon, deprem öncesi anomali veriyor, bu kesin. Bunu diğer tekniklerle eş zamanlı deneştirmek için çabalıyoruz. Projenin uluslararası tanıtımını da yaptık. Amerikan Jeofizik Birliği'nin dünyada 40 bin meslektaşımıza giden haber bülteninde (AGU EOS) duyurduk ve birçok ülkedeki meslektaşlarımızdan bu projeye katkıda bulunmak, başka ülkelerde hayata geçirmek istediklerine dair önemli geri dönüşler aldık. Hem TÜBİTAK TARAL destekli TÜRDEP, hem de büyük bir deprem sonrası acil gözlem araştırmasını içeren DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) destekli DEPAR (Deprem Acil Gözlem Araştırmaları) projesinin ortak ruhuyla, AB'ye, deprem araştırma alt yapısının geliştirilmesine yönelik geçen aylarda 30 milyon dolarlık proje önerdik. Çünkü ulusal kaynaklarla becerdiğimiz bu işi, Avrupa'da deprem sorunu yaşayan Yunanistan, İtalya, Romanya ve Bulgaristan'a uygulayalım istiyoruz. Yani, TÜBİTAK, Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve 14 üniversitemizin özverili çalışmasıyla ihraç noktasına getirdik bu projeleri! - 1999'daki İzmit Depremi'nin öncesini bilmediğimiz için onun belirtilerini bugünkü anomalilerle kıyaslama şansımız yok. Ama artık, büyük bir depremin öncesindeki verileri tespit edip sonraki başka büyük depremleri tahmin etmede kullanabilecek miyiz? Kesinlikle! Ayrıca TÜRDEP kapsamında Marmara'nın dışında, Ege ve Doğu'ya taştık ve tespit edebileceğimiz deprem sayısını arttırdık. İcabında Marmara'da 30 sene beklersiniz, inceleyebileceğiniz altı büyüklüğünde deprem olmaz. Ama Ege'de ya da Doğu'da olur. O da olmazsa, Avrupa'ya sunduğumuz projeyle, büyük depremlerin öncesini Yunanistan veya İtalya'da izleme şansımız olacak. "Tuz Gölü Fayı Hareketlenirse, Ankara Ve Beş İl Risk Altında" - Son zamanların güncel olayı, Ankara Balâ depremleri. Bu sarsıntılar Ankara civarında büyük bir depremin habercisi mi? Balâ'nın hemen güneyinde uzunluğu 7 - 10 km. arasında değişen küçük faylarımız var. 20 Aralık 2007'deki 5.6'lık ilk Balâ depreminden hemen sonra orada 30 km. yarı çaplı çember şeklinde kurduğumuz deprem istasyonları sayesinde, daha sonraki artçı depremlerin ana şokun çevresinde kümelendiğini gördük. Bu artçılar yakındaki diğer fay sistemlerine taşınmıyorsa olay lokaldir ve endişelenecek bir şey yok. Mesela iki, üç ay sonra bu küçük faylarda beş büyüklüğünde deprem olabilir ama bunlar bizi korkutmaz çünkü altıdan yukarı deprem üretemezler. Korkulan şu: Balâ'nın en güneyinde, uzun yıllar, belki de 1000 yıldır deprem üretmemiş bir Tuz Gölü fayı var. Haliyle, nasıl bir deprem üreteceğine dair fikrimiz yok. İlk Balâ depreminin merkezi Tuz Gölü fayına 30, 40 km. Balâ depremleri yavaş yavaş Tuz Gölü fayına doğru kayarsa asıl o zaman tedirgin olmak için bir neden ortaya çıkar. Çünkü bin yıldır hareket etmeyen fay üzerinde ciddi bir gerilim vardır. Tuz Gölü fayı 100 km. uzunluğunda ve harekete geçtiğinde yedi büyüklüğünde deprem üretebilir. Ankara, Eskişehir, Niğde, Aksaray, Mersin'in kuzeyi ve Kayseri civarı etkilenir ve böyle bir depremin merkez üssü de büyük ihtimalle Şereflikoçhisar, Aksaray veya Niğde'nin Bor ilçesi olabilir. İzmir'deki Birikim, Depremin Tahminini Kolaylaştırıyor! - İzmir ve Çanakkale de hareketli. İzmir'de de büyük bir depremin yaklaştığı söyleniyor Ege bölgesi ya da Çanakkale civarı, araştırma anlamında Ankara'ya göre kendimizi daha rahat hissettiğimiz bir yer. TÜRDEP kapsamındaki yoğun gözlem istasyonlarıyla daha hassas gözlemler elde ediyor ve sürekli değerlendiriyoruz. İzmir Urla'da 2005'te 5.9 büyüklüğüne varan depremler oldu. Çeşme Yarımadası'nı kuzeyden ve güneyden kat edip denize giren faylar olduğunu biliyoruz. İzmir'in kuzeyinde, Manisa üzerinde ciddi fayları içeren Gediz Grabeni var ve Denizli'ye kadar uzanıyor. Denizli'den Aydın ve İzmir'e doğru fay sistemi var. Türkiye'nin en aktif fay hatlarını içeren bölge burası. Öyle ya da böyle büyük bir deprem yaşanacak ve yaklaştığı düşüncesiyle de bekleniyor. Yedi büyüklüğünde bir depremin merkez üssü Denizli, Manisa, Aydın, İzmir'in merkezi ya da açıkları olabilir. Yine de İzmir için İstanbul kadar kapsamlı bir çalışma yoktu. Yani veriye dayalı tespitlerden ziyade, çoğu tarihsel değerlendirmelerAma TÜRDEP kapsamında şimdi bu bölgede çok sayıda istasyonumuz var ve ciddi veriler topluyoruz. Sorsanız ki "Önümüzdeki bir hafta içinde İzmir'de beşten büyük deprem bekliyor musunuz" diye, radon gazı ölçüm istasyonlarına dayanarak "Bir anomali yok ve bir hafta içinde böyle bir deprem beklemiyorum" derim. Ama bir haftadan sonrası belirsiz! - Ama yanıtınızdan da şunu çıkarıyorum; tıpkı İstanbul gibi İzmir'de de büyük bir deprem öncesinde anomalileri izleme ve belki depremi tahmin etme imkânı doğacak Altı, yedi büyüklüğünde depremden önceki anomaliler öyle birkaç saat ya da birkaç gün değil, 10-15 gün önceden başlar varsayımımız var ve doğruluğunu deprem aşamasında test etmiş olacağız. Bu da tahmini kolaylaştırır. Yani büyük deprem riski taşıyan bölgeler, bir yandan böyle de bir şansa sahip aslında. |
|||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|