| |
|
 |
Üç Yüzyıla Tanıklık Etmiş Halime Nine'nin Misafiriydik
Ölümün Hüküm Sürdüğü Coğrafyada 135 Yıllık Bir Hayat
Bunca yıllık ömür neleri görmeye yetmezdi ki? Bir de acılar var tabii. Etrafında yaşanan genç ölümler derinden üzmüştü onu. Son 20 yılını kocasıyla birlikte yaptığı odaya kendini hapsederek geçirdi. O yaşamın anıtı gibi zamana tutunurken, gerideki 25 yıl, bölge için ölümün sıradanlaştığı kanlı olaylara sahne olmuştu. Genelkurmay'ın verilerine göre, 25 bin örgüt mensubu, 5 bin güvenlik gücü, 5 bin sivil yaşamını yitirmişti. Ve yaşananlar gösteriyor ki, savaş tanrıları henüz kana doymamıştı. Kim bilir, kapısını şiddete kapatan Halime Nine, belki gönüllü hapisliği sayesinde, ömrünün bu demlerini de yaşayabilmişti. "Toruntaht" Yer yatağında üzerindeki kazak ve battaniyelerle bizi karşılayan Halime Nine'nin odasında soba cayır cayır yanıyordu. Buna rağmen üşüyordu. Gelip giden hafızasıyla sorduklarımıza yanıt vermeye çalıştı. Rus askerlerini anlatırken sanki o günü yaşıyor gibiydi. Renkli gözlerini, iri cüsselerini ve bıyıklarını anlatıyordu. Üzerlerindeki kırmızı giysileri de hiç unutmamış. Kıtlık zamanı insanların kendi ölülerini nasıl yediklerini, o günlerin acısına dönerek dillendiriyordu. Anlatırken bir yandan da "Dişlerim yok. Onun için doğru düzgün konuşamıyorum" diye sızlanmayı ihmal etmiyordu. Mustafa Kemal Atatürk'ü de görmüş ve o günü hiç unutmamış, torunlarına ve onların torunlarına tekrar tekrar anlatmıştı. Halime Nine evlendikten sonra uzunca bir süre çocuk özlemi çekmiş. Uzun ve sabırlı bekleyişin ardından dünyaya gelen oğluna Hudadayi (Allah verdi) ismini vermiş. Uzun ömrü ona İslamiyet'te de yeri olan "Toruntaht" olma imkânı vermiş. Torunlarının torunlarını görmüş. İslami inanışa göre, bu kadar yaş almışlara, yaşlarına hürmeten cennet müjdelenirmiş. Sadece kendi mezrasındakiler değil, çevre mezra sakinleri de bu hürmeti göstermekten geri kalmıyorlar.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 210. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|