![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
![]() |
Tuluhan Tekelioğlu'nun Yaklaşık İki Yıl Önce Emine Erdoğan İle Yaptığı Röportaj İlk Kez Yeni Aktüel'de "Başımı ağabeyimin zoruyla örtmedim!"
Başbakan R. Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan 11 Kasım 2004'te yaklaşık iki saat boyunca gazeteci Tuluhan Tekelioğlu'nun sorularını yanıtlamıştı. Neye sevinip neye üzüldüğüne, nasıl bir tüketici olduğuna, sağlıklı beslenmeyle ilgili düşüncelerine, ve eşiyle yaşadıklarına ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan, başını nasıl örttüğünü de güncelliğini koruyan bu röportajda açıkladı… Kasım 2004'te yaptığım ve bugüne dek hiçbir yerde yayınlanmayan röportaja giderken benim gibi pekçok kadının da Emine Erdoğan'ı çok merak ettiğini düşünüyordum. Randevu alabilmek için epey uğraşmış, sonunda, bir kasım akşamı kabul edileceğimiz haberini almıştık: "11 Kasım 2004 akşamı Emine Erdoğan, İstanbul'daki Altın Kent'e gelecek, kızlarını okula göndermeyen babaları ikna edecek, aynı zamanda sorularınıza cevap verecek!" Saat 20.00 gibi, Küçükçekmece'nin arkasındaki yoldan Altınşehir'e ulaştık ve Erdoğan'ın geleceği apartmanın önünde beklemeye başladık. Kendisinin talep ettiği gibi, ne o ailenin, ne de mahallelinin ziyaretten haberi vardı. Birden çamur içindeki küçük sokaklar aydınlandı. Bazı sokaklara zor giren eskortlar bütün mahalleye yayıldı. Birkaç dakika sonra Emine Erdoğan sağ kolu Ela Hanım'la birlikte otomobilden inerek ailenin kapısını çaldı. Yarım saat sonra da bizi eve aldılar. Annenin solgun yüzü, okula gönderilmeyen büyük kızın ve kardeşlerinin yüzlerindeki şaşkınlıkla karışık hayranlık ifadesi, babanın Emine Erdoğan'ı dinlerken biraz mahçup, biraz da tedirgin hali hiç aklımdan çıkmıyor. Erdoğan'ın yumuşak ama kararlı ses tonu küçük odada yankılanıyor; anne, baba ve çocuklar onun yüzünü ve mimiklerini izliyordu. Emine Hanım, sözü döndürüp dolaştırıp küçük kızın okul problemine getiriyor, babayı ikna ettiğinden emin olmadan evden ayrılmamaya kararlı görünüyordu. Sözünü bitirirken de bu durumun takipçisi olacağını söyleyerek kızın babasına takıldı. Emine Hanım ile birlikte birkaç ev gezdik. Kızların okula gitmesi gerektiğine kalben inanmıştı10 sene önce kimsenin haberi olmadan bu kampanyaya başladığını, ancak bazı gazetecilerin reklam için yaptığını yazması üzerine çok üzüldüğünü söyledi. "Gerçek dünyalar buralar, ben bu çat kapıları başbakan eşi olmadan önce de yapıyordum! Basın ne yazarsa yazsın, eğitimin önemine inanıyorum ve devam edeceğim!" Bu röportajı yaptığım günlerde bir televizyon kanalında kadın programı hazırlayıp sunuyordum. Emine Erdoğan ise kimseye röportaj vermiyordu. İşte bu zor şartlarda gerçekleşen ama yayınlanamayan tek röportaj şimdi Yeni Aktüel'de - Eşinizin siyasete atılmadan önceki hayatınızı özlüyor musunuz? Çünkü pek çok şeyi de yapamıyorsunuz. Mesela alışveriş etmeyi, yemek pişirmeyi Eşimi tanıdığım günden beri siyasetin içinde. Bunu bilerek evlendim. Bizim hayatımızın merkezinde hep siyaset oldu. Siyaset, hizmet demektir. Onun verdiği manevi tatminin yanında yaptığımız fedakarlıkların bahsi dahi olmaz. Ama pazara çıkıp rahatlıkla dolaşmak isterim. Bazen yapıyorum ama eskisi kadar değil. - Yemek yapıyor musunuz? Aslında yemek yapmayı çok seviyorum fakat bizim tempomuzda bunu her zaman gerçekleştirebilmek mümkün değil. - Eşiniz en çok neyi sever? Biz ailece hiç yemek seçmeyiz, ama eşim özellikle kara lahana dolmasını çok sever. - Bir evliliğin uzun süreli olması için kadınların ne yapması gerekir? Geçmişten bugüne evliliklere baktığımızda büyük değişimler görüyoruz. Eskiden iki gönül bir olunca samanlık seyran olurdu ama şimdi insanların öncelikleri farklılaştığı için evlilikler kısa sürede bitiyor. Bu yüzden gençleri evliliğe hazırlayan ciddi müesseseler oluşturulmalı, aile değerlerimizi ve geleneklerimizi yaşatmalıyız. Aile huzurumuzu korumak konusunda ben de Tayyip Bey de çok özenli davranırız. Bir kere saygı çok önemli iki eş arasında. Liderlik yarışı olmamalı. Karşılıklı fedakarlık elbette gerekli, fakat bence evlilikleri yaşatan asıl sevgidir, paylaşmaktır. Gençler evliliklerinde mutlaka o bağı korumalı. - Pek çok first lady ile biraraya geldiniz. Yurtdışı gezilerine katılıyorsunuz eşinizle birlikte; aralarından sizi etkileyen kim oldu? Çok değerli lider eşleriyle tanıştık. Ben bir ayrım yapmayı doğru bulmam. - Bir de kıyafetlerinizKimi çok eleştiriyor, kimi çok seviyor giydiklerinizi. Danıştığınız insanlar var mı? İnsanların önyargıları olduğu sürece ne yapsanız birilerine beğendiremezsiniz. Onun için bunlar benim önceliklerim değil, hiçbir zaman da olmadı. Ama ben her konuda danışmayı çok severim. Yemek yaparken de, alışveriş yaparken de danışırım. Arkadaşlarımın, değer verdiğim insanların fikirlerine çok önem veririm. Kıyafet konusunda da bu böyledir. Aslında biliyor musunuz, önceleri kendi kıyafetlerimi de, çocuklarımın kıyafetlerini de kendim dikerdim.
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|