AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Ecevit, Taksim Mitingi'ne korumasız gitmek istedi

Uzun Süre Bülent Ecevit'in Koruma Müdürlüğü'nü Yapan Emekli Emniyet Müdürü Mümtaz Karaduman Anlatıyor…

Ecevit, Taksim Mitingi'ne korumasız gitmek istedi
FERRUH YAZICI 


Emekli Emniyet Müdürü Mümtaz Karaduman 1973'ten itibaren basın toplantılarında, mitinglerde Bülent Ecevit'in hep bir adım arkasındaydı. Suikast girişimlerinin, saldırıların yaşandığı dönemde Ecevit'in korunmasını sağlayan, cezaevine girdiği günlerde Ecevit'i yalnız bırakmayan Karaduman "zor günleri" anlattı: "Ecevit, 1977'de suikast ihbarı yapılan Taksim Mitingi'ne başlarına bir şey gelmesin diye korumalarını götürmek istemedi!"

Bülent Ecevit'in koruması olarak görev alışınız nasıl gerçekleşti?
1973'te başkomiserken Başbakanlık Koruma Müdürlüğü'ne verdiler. Başbakan Naim Talu'ydu. Talu hükümetten ayrılınca başbakanlıkta kaldık. Sonra hükümet değişikliği oldu. "Ecevit'in korumasına gider misin" dediler. "Tabii" dedim, "memnuniyetle." Daha önce Ecevit'in, partinin yayınlarını okuyordum. Eşimle sinemaya gittiğimde Ecevit'leri görüyordum. El sıkışıyorduk. Gezmeyi severdi, Kızılay'da da geziyordu. Fötr şapkası vardı, siyah.
- Başbakanlık Koruma Müdürlüğü'nden sonra hangi görevde bulundunuz?
1977'de Emniyet Müdürü oldum. Başbakanlık Koruma Müdürü'ydüm o zaman da, 1974'te Milli Selamet Partisi koalisyonu zamanında da, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında da. 1973'ten 1992'ye kadar aralıklı olarak Ecevit'in yanında çalıştım. Bir ara Van'a gönderdiler. 12 Eylül idaresi Ecevit ve Demirel'e hizmet edenlere pek iyi gözle bakmadı. 1982'den 1987'ye kadar orada kaldım. Dönmeme yakın Ertuğrul Özkök rahmetli Başbakan Özal ile oraya ziyarete geldiğinde beni görünce "Burada ne yapıyorsun" dedi. Dedim "Şark hizmetimizi yapıyoruz." Ertesi gün köşesinde çok güzel bir yazı yazmıştı. "Liderlere hizmet etmiş kişiler kendi arzusuyla mı gidiyor ki bunlar böyle şey gibi savruluyor" diye. Ertuğrul Bey'e dedim ki "Burası da vatanımızın parçası. Zevkle, heyecanla görev yapıyorum." O yazı ses getirdi ki İçişleri Müsteşarı ve Emniyet Genel Müdürü'müz aradı. Dediler "Seni Ecevit'in yanına vereceğiz, ister misin?" "Memnuniyetle" dedim. Eskiden tanıdığım bir insan. Tekrar Ecevit'in yanına gönderdiler. Üç yıl çalıştım. Oradan Amasya Emniyet Müdürlüğü'ne gittim. Sonra Zonguldak ve Denizli'ye. AKP iktidara gelince beni merkeze aldılar. 24 Şubat 2005'te de yaş haddinden emekli oldum. Biliyorsunuz polisler 60 yaşında emekli oluyor. 65 üzerinden hesaplanır ama yıpranma nedeniyle 60 yaşında emekli edilir.
- Ecevit ile diyaloğunuz nasıldı?
Çok iyiydi! Sözümüze değer verirdi. Benim de, arkadaşlarımın da. Titizdi. Kırmızı ışıkta dururdu. Vatandaş gibi hareket ederdi. O yönden bazı sıkıntılarımız oldu. O dönem karışıklık vardı. Saldırıdan çekinirdik. Sevenler vardı, sevmeyenler vardı. Uyarırdık ama o, "Hayır duracağız, kurallara uyacağız vatandaşlar gibi" diyordu. İkna edemedik.
- Başka hangi konularda ikna edemediniz?
Araba konusunda ikna edemedik. Biz Renault'ya binerdik, bildiğimiz station Renault. Şimdiki balyozla kırılan arabalara binmedik. Kurşun geçirmez de değildi. Başbakanlığın arabasıydı ama polis kullanıyordu. Başbakanlıktan şoför istemedim, polis olacak dedim.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 73. sayısında bulabilirsiniz!


spacer
 
1  2  
 
spacer
1   2  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital