| |
|
 |
Prof. Dr. Aykut Kence
"Radyasyonu Türkiye'ye yayıp mutasyona yol açmak cinayettir"
ODTÜ Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aykut Kence'nin verdiği bilgiye göre, çayların tamamen imha edilmesi gerekirken temiz çaylarla harmanlanıp dağıtılması yanlıştı: "Sadece çay içmekle alınan ve kişi başına düşen doz 52-100 miliremdi (Nükleer endüstride çalışan bir kişinin yılda alabileceği maksimum doz 50 milirem. Bir sivil için bu rakamın 2 milirem olması kabul edilebilir). Bir insanın alabileceği dozun bir alt sınırı yok. Çayların tamamen imha edilmesi gerekirdi, temiz çaylarla harmanlanıp dağıtılması yanlıştı. Çünkü bir insanın belirli bir dozu bir yılda ya da iki yılda alması, oluşacak mutasyonlar açısından sonucu değiştirmiyordu. Şöyle bir yaklaşım da var: Bu doz bir insanın yılda bir ya da iki göğüs filmi çektirmesiyle alacağı dozdur, deniyor. İngiltere'de araştırıcılar herkesin yılda bir göğüs filmi çektirmesiyle toplumun alacağı kolektif doz ve bu dozdan kaynaklanan genetik zararı hesaplayabiliyor. Sadece çay değil, suya, toprağa da karıştı. İnsanlar çok yüksek doz aldı ama ne kadarı kanser oldu bilemem, şu insanlar radyasyondan dolayı, şunlar ise başka bir nedenle kanser oldu demek mümkün değil. Asıl ilgilendiğim konu, bu çayı tüm Türkiye'deki insanlara içirterek herkesi gereksiz yere radyasyona maruz bırakmaktı. Bunun sonucunda mutasyonlar meydana gelecek. Bağışıklık sistemi zayıflayabilir, alerjiler ortaya çıkabilir. Çok değişik genler var, bu genlerin hepsi mutasyona uğrayabilir. Hangi genin değişeceğini tahmin edemeyiz ama böyle bir değişikliğin olacağı kesin. Her türlü karakterimizi genler etkiliyor. Çok zeki ya da az zeki olmak ya da nezleye, gribe karşı bağışıklığımızın derecesi hep genlere bağlı. Kanser bir kuşak sonra biter ama kaza nedeniyle ortaya çıkan radyasyonu tüm Türkiye'ye yayıp mutasyona yol açmak bir cinayettir.
|
 |
|