AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

Tsk'daki "Telekulak Krizinin" Kilit İsmi, Emekli Albay Erdal Sarızeybek Yeni Aktüel'e Konuştu

"Ankara'nın gizli operasyonuna burnumu sokmuş oldum…"
SEMİN GÜMÜŞEL / 


Emekli Albay Erdal Sarızeybek hem terörle mücadele ve Kuzey Irak konusunda önemli bir isim hem de "Ayışığı Operasyonu" iddiaları ortaya çıkmadan kısa süre önce yayımlanan "Ya Gazi Paşa Duyarsa" adlı kitabı tartışma yarattı. Orgeneral Şener Eruygur'un Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde merkezden gelen "Dokuz adet telefonun dökümlerini izleme" emrini araştırıp kozmik, şifreli numaralara ulaşınca, "ilginç" nedenlerle iki yıl süren bir soruşturmaya uğradı. Erdal Sarızeybek, bakın Yeni Aktüel'e neler açıkladı…

Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Kuzey Irak'a harekat yapılması gerektiğini söyledi. Bugüne dek en başarılı Kuzey Irak harekatı olan 1992 Ekim Harekatı'na katılmıştınız
10 yıl İran hududunda görev yaptım. 1992'de en kritik çatışmaların yaşandığı Şemdinli Derecik, Aktütün ve Alan'ı da yaşadım. Bölgeyi halen takip ediyorum. Bugünkü şartlarda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Kuzey Irak'a yapacağı harekat ülkede kaosa yol açar.
- Neden?
Şu an Türkiye'nin içinde bulunduğu ortam, konjonktür değişmedikçe, Hükümet'in terörle mücadele konusunda siyasi kararlılığı net bir biçimde ortaya konmadıkça, TSK'nın bu şartlarda Kuzey Irak'a yapacağı harekat ülkemizde kaosa yol açar. Cizre'de bir cumhuriyet savcısı Demokratik Toplum Partisi'yle (DTP) ilgili bir şahıs hakkında dava açtı. Binlerce kişi yürüyüş yaptı ve "Cizre, bu savcıya mezar olacak" diye slogan attı. Barzani diyor ki, "Türkiye Kerkük'e girerse, biz de Diyarbakır'ı hareketlendiririz." Barzani'yi yabana atmayın. Aşiret bağları da var. Devlet otoritesi yaklaşık 20 yıldır Güneydoğu'da tesis edilmediği için, Barzani'nin gerçekten yerel vatandaşlar üzerinde bir etkisi var. O etkiyi yaratan aslında biziz. O vatandaş televizyonda, gazetede manşette Barzani'yi ve kafa tutmasını görüyor. "Bu Barzani büyük adam, demek ki bir Kürdistan kurulacak" diye düşünüyor cahil halk. Böyle bir konjonktürde, TSK Irak'a girdiği anda, Barzani'yi de, Barzani Peşmergeler'ini de karşısında bulacak ve şehit vereceğiz. Bütün yollarımızı mayınlayacaklar. Öte yandan Türkiye'de meydana gelebilecek toplumsal olayları kim önleyebilecek? İstanbul'da son bir ayda üç, dört defa yol kestiler, belediye araçlarını ateşe verdiler, polise saatlerce direndiler. Barzani bu etki alanını yaratırsa, bundan istifadeyle TSK Irak'a girdiği anda, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Hakkari'de, Diyarbakır'da, Şırnak'ta büyük toplumsal olaylar çıkaracaklar. Molotof kokteyllerinin atılması, sloganlar, camların kırılmasıAncak belli kriterler var, onlar yerine getirilirse başarı sağlanır. Genelkurmay Başkanı'nın da basın toplantısında belirttiği altı ana kritere dikkat etmek lazım.
- Nedir o altı kriter?
Birincisi siyasi kararlılık yok. İkincisi şehirde milislerin çalışmalarının önlenmesi. Bu, askerin işi değil. Üçüncüsü psikolojik harekât. Yani devletin valisi, kaymakamı, memuru halka diyecek ki "Bu ülke, bu devlet, bu bayrak bizim!" Bunu diyecek insanımız yok. Zaten vali, kaymakam güvenlik sorunu nedeniyle köye gidemiyor. Devletin otoritesi yok Doğu'da! Dördüncüsü, dış desteğin, siyasi ve maddi kaynağın kesilmesi. Roj TV Danimarka'dan yayın yapıyor, PKK'nın Avrupa'da her türlü bürosu var, Avrupa'daki vatandaşlardan haraç alınıyor. Bunlar önlenmeli! Teröristin ümidinin kırılması, bir diğer kriterHangi demokratik düzende arkasında silahlı bir terör örgütü olduğunu söyleyen bir siyasi parti var olabilir? DTP Genel Başkanı Aysel Tuğluk geçenlerde "PKK ile aramıza mesafe konamaz" demedi mi? Sonra İmralı'dan kitap yazıldıABD'de bir profesör cezaevinde bir teröristle görüşme yaptıktan sonra, söylediği bir sözü basına aktardığı için 28 ay ceza aldı. Son olarak yetki konusu! Hükümet, Ceza Muhakemesi Kanunu diye bir kanun çıkardı. Genelkurmay Başkanı diyor ki, "Bir komutanımız bir teröriste yer gösterme yaptırdı, şu an yargılanıyor. Polis ve jandarmanın yetkileri terörle mücadele için uygun değil, bunu değiştirin!" Silahlı Kuvvetler, iç güvenlik harekâtında polis ve jandarmanın yetkilerini kullanıyor. Bu konuda Türkiye'de mastır yapmış tek vatandaşım. AB uyum sürecinde çıkartılan bu kanunla, şu an polis ve jandarmanın tutanak ve suçüstünde yakalamaktan başka hiçbir yetkisi yok. Mesela dağda çatışmadasınız, terörist bir eve girdi, siz girip arama yapamazsınızAB'de böyle bir yasa, böyle bir uygulama yok.

"3250'ye yakın köy boşaltılmıştır"
- Türkiye'nin terörle mücadelesi en az 23 yıldır sürüyor. Ancak hâlâ sonuç alınamadığı söylenebilir. Sizce bu süreçte ne gibi hatalar yapıldı?
Terörle mücadele için gerekli siyasi kararlılık yok. Askeri cenahta bir hata yok. Biz ölümü de göze aldık ama bitmedi. 13 Eylül 1992'de Aktütün'de 22 şehit verdik, 100'den fazla terörist de öldü. Fakat sadece dağdaki teröristle mücadele ederseniz, terörle mücadele etmiş olmazsınız. Bugün terör nedeniyle 3250'ye yakın köy boşaltılmıştır. 1992'lerde doğudan batıya göç rakamları yaklaşık 1 milyondu. Bu insanlar, belki korucuydu, bizimle PKK'ya karşı savaşıyordu. Korucu maaşını bıraktı, tarlasını, evini sattı, batıya göç etti. Aldığı parayla bir gecekondu yaptı, nüfusu kalabalık geçinemiyor. Devlet bu göç hadisesine el atmadığı için, göçler PKK'nın arka bahçesi oldu. İstedikleri zaman onlardan çocukları alıp dağa çıkartabiliyor. Siz, onların sorunlarını çözer, insanca yaşatırsanız, o zaman batıda PKK'nın eski alanı kalmayacaktır.
- Siz bu konuyla ilgili olarak her fırsatta dış güçlerin suçlanmasına da karşısınız
Uzmanlar terörle mücadelede uygulanan politikalardaki bütün başarısızlıkları dış güçler, sermaye grupları, emperyalist güçlere bağlıyor. 1984'ten beri İran ve Irak sınırında, PKK'nın üç, dört kişiden oluşan gümrük noktaları var. Bu sınırlardan yapılan bütün kaçakçılıktan haraç alıyorlar. Örgütün bu yolla elde ettiği para yaklaşık 250 milyon dolar. Bu kaçakçılığı önlemek hükümetin, polisin, askerin, hepimizin işiBuna izin verilmesi için Ermenistan ya da Rusya bize baskı mı yapıyor? İkincisi, 1992'de 5 binden fazla teröristin Saddam'ın silahlarını alarak silahlandığı, Şemdinli ve Şırnak'ın güneyindeki kamplara yerleştiği istihbaratını ve PKK'nın elinde bizim askerimizin elinde olan silahtan çok daha iyisinin bulunduğu istihbaratını öğrenmekten bizi ABD mi, İngiltere mi alıkoydu? Terörle mücadelede başarısızlık, ne ABD'nin, ne Rusya'nın, ne Fransa'nın politikası; bizim! Yönetici ve politikacılar başarısızlıklarını dış güçlere yıkıyor.
- Son kitabınız "Ya Gazi Paşa Duyarsa"da TSK'yı eleştiriyorsunuz. Hakkınızda teşkilatı yıpratmaktan soruşturma açıldı mı?
Şu an hakkımda hiçbir soruşturma yürütülmüyor. Ben (kitaptan dolayı) hiçbir soruşturma geçirmedim. Üç kitap yazdım, üçü de tamamen doğrudur.
- Bu kitabın içinden bazı bölümler "Jandarmada 'telekulak' itirafı" başlıklarıyla duyuruldu.
Kitapta hiçbir şekilde telekulak diye tabir edilen, gayrı yasal dinlemeyle ilgili hiçbir şey yok. O, istihbarat başkanı generalle aramda bir anlaşmazlık konusudur. Ama yasal çerçevede
- O dönem siz görevdeyken, bir yüzbaşınıza merkezden bir yüzbaşıdan "Şu şu numaraların telefon dökümlerini alın" diye bir emir geliyor; siz de "Benimle konuşsunlar. Bu emir ya yazılı ya gizli gelir, beni arasınlar" diyorsunuz. İstihbarat Başkanlığı'ndan sizi arayan yüzbaşı "Biz de merkezden istihbarat yapıyoruz ama mahkeme kararı çıkarmada zorluğumuz var, yığılmalar oluyor. Bu nedenle her alaya dağıtım yaptık numaraları" diyor. Siz bu durumdan şüphelenip o dokuz numarayı araştırdığınızda, bunlardan üçünün kozmik şifreli olduğu ortaya çıkıyor
Kozmikten şunu anlamalı; yani gizli bir operasyon.

spacer
 
1  2  
 
spacer
1   2  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital