![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
|
|||||||||||||||
![]() |
6 Soru, 150 Yüz Ve 900 Cevabın Ardındaki Portreler… Mimikler Yalan Söylemez
"En büyük hayaliniz", "En son kime hediye aldınız", "En son kimden hediye aldınız", "Hiç âşık oldunuz mu", "En çok eleştirdiğiniz yönünüz" ve "Hayatınızda en çok olmasını istediğiniz şey"… Bir kamera ve uzatılan mikrofona, bu basit altı sorunun cevabını 2004-2005 yılları arasında, Beyoğlu ve civarında "ayaküstü" yanıtlayan 150 kişiden biriyseniz haberimizi sonuna kadar okumanızda büyük yarar var. Neden mi? Gazeteci Tuluhan Tekelioğlu'nun yaptığı bu sokak röportajları, bir video enstalasyonu olarak sergileniyor da ondan. 15 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gezebileceğiniz "Ayaküstü Cevaplar", aynı zamanda Milli Reasürans Sanat Galerisi'nin bu yılki açılış sergisi… Portreler ve video enstalasyonuNereden geldi aklınıza? Enstalasyon fikri yoktu aslında aklımda. Yıllar önce TGRT'de hazırladığım kadın programı için sokak röportajları yapmaya başladım. İnsanların kameraya konuşurken korkacaklarını da hesaba katarak naif, hayatla ilgili basit sorular sordum. Hediye alıp verme alışkanlıkları, hayaller, aşk, hayat üzerineMevsimler aktı gitti, insanlar çeşitlendi, sorularım değişmedi. Kendini kameraya içtenlikle anlatan insanların ne söylediklerinden çok, mimikleri etkiledi beni. Her birini, bütün ekranı kaplayacak bir yüz, karakter, hikâye olarak düşündüm ve o bölümün adını "içten cevaplar" koydum. Dedim ki; bunları sadece o an izleyenler görecek, sonra uçup gidecek. Ama herkes görmeli. Nasıl yapılır, sergiye dönüşebilir mi diye düşünürken, cesaretimi toplayıp ünlü grafiker Bülent Erkmen'e gittim. Erkmen bu işin piri ve çok seçici. "Bakayım" deyince beklemeye başladım. Bir ay sonra arayıp "Evet projeniz güzel, bir sergiye dönüşebilir" dedi. - İnsanları izlemekten hoşlanıyorsunuz... Hem de çok. Mesela bir kafede oturup gelen geçen insanları seyretmeyi severim. Bugüne kadar yaptığım televizyon programlarında yaklaşık 5 bin kişiyle tanışmışım. Daha önce hiç tanımadığım birinin nasıl biri olduğunu tahmin etmeye çalışırım. Bakışları, mimikleri, jestleriyle zaten kendini ele verir. Duygusal mı, alıngan mı, art niyetli mi, çekingen mi... Art niyetlileri anlayabiliyorum mesela... - Sözler mi yoksa mimikler mi daha doğru söyler? Mimik asla yalan söylemez. - Sorduğunuz sorularla ne öğrenmeye çalıştınız? Okula yetişmeye çalışan öğrenci, maaşını almaya giden bir emekli, dersten çıkıp evinin yolunu tutan bir öğretmen, akşam yemeği için alışverişe çıkan bir ev hanımı, hızlı adımlarla ihaleye yetişmeye çalışan inşaat mühendisi, Beyoğlu'nda sıradan bir vatandaş, televizyon programına yetişmek için gelen ve son hazırlıklarını yapan oyuncu, podyuma çıkmak üzere olan manken, sabahın erken saatlerinde balıktan dönen balıkçıHepsinin ayaküstü yakalandıkları anlar bunlarMerak ettiğim, insanların bu temel sorulara ayaküstü ne cevap verdiğiydi. Açı belliydi; soru soran kişiye bakacaklar ve mimikleri çok net görebileceğiz. Benim için önemli olan, söylediklerinden ziyade portreleri "Hiç âşık oldunuz mu" sorusu kolay değil. Üstelik sokakta bir kamera soruyor. İnsanların konuşmayacağını zannediyordum. Sorunca da ne çıkacağını merak ediyordum. Hayallerimizden hiç bahsetmiyoruz. Sokakta çok karamsar bir hava var, kötümseriz. Yaşlı bir teyzenin hayali, bir evmiş. Gözleri parlıyor söylerken. Hırsla konuşanları görüyorsunuz. Bir genç "Büyük hayallerim var ama işsizim, bir türlü iş bulamıyorum" diyor. Duygular, mimikler, jestlerHerkes sizin gibi mi? Biraz da bunu göreceksiniz.
|
|||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|