AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

Siyaset Bilimciler Darbecilik, Milliyetçilik Ve Çetecilik Konularını Tartışıyor

"Darbecilik Bizim Ata Sporumuzdur!"
Sabit Yürürdurmaz / 



"Darbecilik milli sporumuz"
Taraf gazetesince yayımlanan ve Genelkurmay Harekât Başkanlığı için hazırlandığı belirtilen "İrticayla Mücadelede Eylem Planı" ile "AKP'yi ve Gülen cemaatini bitirme projesi" "yeni andıç", "Ergenekoncuları kurtarma", "yeni darbe planları", "askerin kurum kültürünün yeni örneği" yorumlarına yol açtı. Peki darbecilik ne kadar eskilere gidiyor? Laçiner'in buna cevabı şu: "Darbecilik Türklerin ata sporudur. Türkler darbe yapmayı, baştakini alaşağı etmeyi çok severler. Bu yüzden tarih, Türk devletleri ile doludur. Türk devletlerinin bölünmesinin de, dağılmasının da, çökmesinin de en büyük nedeni içerideki iktidar kavgalarıdır. Türkler başkentte iktidarı ele geçirebilmek için kolayca dışarıda müttefik arayabilen insanlardır. (Ergenekon sanıklarını kast ederek) Baksanıza bugün dahi ulusçuluğu kimselere bırakmayan radikal milliyetçilerimiz neo-conlar ve İsraillilerle ne kadar yakınlar. 18. yüzyıldan bu yana Türk devletlerinde iktidar daha çok askeri darbeler yoluyla değişiyor. Darbeler nedeniyle ordusunu (Yeniçeriler) değiştiren belki de tek ülke Türkiye. III. Selim, II. Mahmud, II. Abdülhamid, Menderes, Ecevit, Demirel, Özal, Erdoğan hepsi, ama hepsi aynı korkuları yaşamışlardır. Atatürk dahi sırtını kendi ordusuna dönememiştir, önce orada tedbirlerini almış, askerleri siyasetten uzak tutmaya çalışmıştır. 'Ya üniforma, ya siyaset' demiştir. Atatürk karizmatik askerleri özel takibe almıştır. Bu anlamda darbeden en çok korkan lider ise İsmet İnönü'dür. Birkaç darbe planını da olgunlaşmadan etkisiz hale getirmeyi başarmıştır. Başka bir deyişle darbecilik 27 Mayıs'la başlamamıştır ve bizim tarihi, geleneksel, milli sporumuzdur."
Osmanlı'da askeri oligarşi
Osmanlı'daki son darbe (23 Ocak 1913) Enver Paşa yönetimindeki bir grubun Bab-ı Âli'ye sürpriz silahlı baskınıyla gerçekleşti. Tarihçi Bernard Lewis, "Modern Türkiye'nin Doğuşu" (Arkadaş Yay. 2. baskı) adlı kitabında Osmanlı'nın son dönemindeki "askeri oligarşi" ye dikkat çeker. 1908'de 2. Meşrutiyet'in ilanıyla ülkede kardeşlik devrinin geldiğini, 2. Meşrutiyet'in (1908-18) ilkinden (1876-78) daha uzun sürdüğünü belirten Lewis, "Ancak o da başarısızlık, acı ve düş kırıklığı ile son buldu. İçeride ve dışarıda büyük tehlikeler ve zorluklar vardı. Meşrutiyeti savunanlar sayıca az, zayıf ve beceriksizdi. Anayasanın yürürlükte kalmış olmasına ve seçimlerin gerçekleştirilmesine karşın yönetim yozlaşarak Jön Türk (İttihatçı) önderlerinin bir tür askeri oligarşisine dönüştü. Bu oligarşi, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1918'deki yenilgisiyle sona erdi" diyor (s.286). Cumhuriyet döneminde 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ile 28 Şubat post-modern darbesi yapıldı ve 27 Nisan e-muhtırası yayınlandı. Daha geçen Nisan ayında Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un "Silahlı Kuvvetler olarak; biz demokrasiye, demokratik rejime, hukuk devletine bağlıyız ve saygılıyız. Dolayısıyla TSK bünyesinde farklı düşüncede olan kimse barınamaz, bunu da çok açık söylüyorum, buna müsaade etmeyiz" dediği sırada askerin sivil yönetime karşı yeni bir plan hazırladığı iddiası var şimdi de. Tarihçi Lewis'in İttihatçı yönetim için tanımladığı "askeri oligarşi"nin, Cumhuriyet döneminde bir dizi darbe ve sivil yönetime müdahale ile bugün tarz değiştirip "askeri vesayet"e dönüştüğü konusunda birçok siyaset bilimci hemfikir.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 194. sayısında bulabilirsiniz!


spacer
 
1  2  
 
spacer
1   2   3   4   5  
6  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital