AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3 vimjo alışveriş
 
   
 

Sudaki Arseniği Yok Eden "kir Mıknatısı"nı Geliştiren Ekipten Dr. Cafer Yavuz:

"Patentsiz Vereceğiz Ama Türkiye'den Talep Yok"

Amerikan Rice Üniversitesi'nde, Dr. Cafer Yavuz'un da aralarında bulunduğu bir ekip tarafından geliştirilen, sudaki arseniği kolay ve ucuza yok edecek "Kir Mıknatısı" adlı buluşu, dergimizin 3 Ocak 2008 tarihli 130'uncu sayısında haber yapmıştık. "Kir mıknatısı" temelde sudaki arseniğin demir oksit parçacıkları ile temizlenmesine dayanıyor. Sistem şöyle işliyor: Bir çay kaşığı demir pası ve sabun özü (sabun ile sirke karışımından elde edilen, suda az çözünen, yağımsı madde) karıştırılarak iki saat kaynatılıyor. Bu karışım, pası gözle görülemeyen nano parçacıklara ayrıştırıyor. Daha sonra bu parçalar bir mıknatıs ile toplanıyor ve mıknatıs kirli suya daldırılıyor. Arsenik mıknatısta toplanıyor, su böylece arındırılmış oluyorDr. Cafer Yavuz'la bu kez Ankara'nın arsenik sorununu konuştuk.
- Buluşunuz Ankara'da yaşanan sudaki arsenik sorununa çözüm olabilir mi?
Evet olabilir. Normalde kullanılan temizleyici maddeler yerine manyetit (Fe3O4) nano parçacıkları kullanacak olursak çok daha az materyalle aynı işi görebileceğiz. Mevcut sistemlerin üzerine eklendiği takdirde çok daha verimli hale getirilmesi mümkün olabilir. 3-4 milyon nüfus için yapılan arıtma ile 70-100 milyon nüfus arasında sadece arıtma tesisi boyut farkı var.
- "Arsenik filtresini yoksullar bile yapıp, kullanabilir" demiştiniz, Ankara'da böyle bir uygulamaya geçilse, aile başına maliyeti ne olur?
Aileler evlerinde hazır bulunan materyallerle bu arıtıcıyı üretebilirler. Yani ek maliyet söz konusu değil. En son hesapladığımda kilosu 25 YTL gibiydi. Bir kiloyla da bir ton çok zehirli suyu (500 ppm* arsenik içeren) temizleyebilirsiniz. Kaldı ki sudaki arseniğin 500 ppm'lere ulaşması çok düşük olasılık.
- Türkiye'den herhangi bir şirketle bağlantıya geçmeyi başarabildiniz mi?
Biz bu buluşu patentsiz sunmaya karar vermiştik. Yani ihtiyacı olan alır, kullanır hatta üzerinden para kazanır. Güneydoğu Asya'da (Bangladeş civarı) 100 milyonlarca kişi yüksek dozda arsenikten (>500 ppm) dolayı ölüme mahkûmken üç kuruş için uğraşmak ağır geldi. Oralara bu teknolojiyi götürmek isteyen iki-üç Amerikan vakfı şu an ciddi şekilde çalışıyor. Houston'da bir Türk kuruluşu ilgilenmişti ama henüz bir çalışmaları olmadı. Türkiye'de sanırım sorun o kadar büyük değil. Olsaydı birileri arayıp sorardı. Malum mevcut teknolojiler arsenik arıtması için yeterli, ama mesele o teknolojiye parası yetmeyen ülkeler için çözüm üretilmesi. Eğer ülkemizde bu durum oluşmuşsa seve seve gelir çalışma yaparız.
- Suda arsenik bulunması normal midir? Dünyada bu konudaki sınırlamalar nelerdir?
Evet. Hatta içtiğiniz şişe sularında bile vardır. Biz bir ara bulunduğumuz şehirdeki (Houston -
Teksas) içtiğimiz şişe suyu ile çeşme suyunu karşılaştırmıştık ve arsenik miktarı yönünden çeşme suyunu içmenin daha iyi olduğunu tespit etmiştik. Toprakta 5000 ppb** bulunuyor zaten ortalama olarak. ABD'de sınırlama Ocak 2006 itibariyle 10 ppb oldu. Önceleri 50 ppb idi. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) de 10 ppb öneriyor. Ama şu an çoğu ülke 50 ppb seviyesinde tutuyor.
* ppm = Milyonda bir. Litrede miligram seviyesi
** ppb = Milyarda bir. Litrede mikrogram seviyesi

"Dibi Görünmeyen Tastan Su İçme!"
"Patentsiz Vereceğiz Ama Türkiye'den Talep Yok"
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2010 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital