| |
|
 |
Bizi rencide etmezsiniz değil mi?
Cübbe ve şalvar terzisi Hüseyin Yörük: "Mahmut Efendi Altınyıldız kumaşı tercih eder. Hakim yaka giyer. Cemaate de 'Vücut hatlarınız görülmesin, yeter' der."
Durun tahmin edeyim başlığınızı " diyor uzun ama seyrek, kırlaşmış sakalını bir eliyle sıvazlarken. 50'li yaşlarında, krem rengi şalvarı ve cübbesi yazlık kumaştan. "Mollalar İran'a! İşte küçük İran, gibi bir şeyler yazacaksınız değil mi yine" diye çıkışırken "Sonunda o haberleri yapan gazetecilerle bir rövanş yakaladım" alaycılığı ve öfkesi var sesinde. Ne söylersek söyleyelim yoğun ve kesintisiz bir monolog halinde konuşmayı sürdürüyor. "Sizin başlığınız hazırdır zaten, gizli kamerayla birkaç kare çekip altına sizden isteneni yazarsınız. Bugüne kadar gelip bizimle konuşan olmadı. Herkes istediğini yazdı!" Özgün tabirleriyle "İslam'ı hem ruhen hem fiziken yaşamayı tercih edenler"in semti Çarşamba'nın sınırları Draman Yokuşu' nun bittiği yerde başlayıp Fatih Camii yakınlarına kadar uzanıyor. Semtin aşağısı dünya Ortodoksları için büyük önem arz eden bir muhit, Fener! Yavuz Sultan Selim ve Fatih camileri de Çarşamba' nın 'uhrevi' havasını pekiştiriyor. Ne zaman yurt sathında 'irticai meseleler' tartışılsa heyecanlı meslektaşlarımızın gizli kameralarını kapıp 'siyasal İslam' manzarası avına çıktığı semt burası! Haliyle sakinlerinin sadece objektiflere değil 'gazeteci' lafına da alerjisi var! Çarşamba'da gazeteci demek bir anlamda "28 Şubatçı" demek! O yüzden ne kadar "Niyetimiz farklı; Çarşamba'yı, burada yaşanan hayatı Çarşambalılar anlatsın istiyoruz" desek de ilk günden güven kazanmamız zor! Ama yeterli zamanımız ve sabrımız var. Tatlı dil ve hatta 'hatırlı eş, dost' bile Çarşamba'da 'aleni' gazetecilik yapmak için yeterli değil. Biraz zorlayınca cevap hazır: "Kusura bakmayın Hoca Efendi gazetecilere röportaj ve fotoğraf vermemizi istemiyor..." 'Hoca Efendi' ya da diğer adıyla 'Efendi' Çarşamba'nın her sokağında sıklıkla zikredilen iki sözcük. Zaten buradaki hayat 'Efendi' üzerinden şe
killeniyor. Mahmut Efendi adıyla bilinen ve şu an 75 yaşında olan İsmail Ağa Camii'nin emekli imamı Nakşibendi şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu, Çarşamba'daki cemaatin manevi lideri. Yaklaşık 30 binlik nüfusun neredeyse yarısını Mahmut Efendi ya da diğer adıyla İsmail Ağa cemaati oluşturuyor. İsmail Ağa Camii cemaatin merkezi. Adını da oradan alıyor. Cemaatin Çarşamba dışında, Türkiye genelindeki sempatizanlarının sayısı yüz binlerle ifade ediliyor. Özellikle 1980'lerden sonra adını yaygın bir biçimde duyuran cemaatin erkekleri cübbe, şalvar ve takke, kadınları ise sıklıkla çarşaf ya da vücut hatlarını belli etmeyen elbiseler giyiyor. Kısacası Hoca Efendi Çarşamba, Çarşamba Hoca Efendi demek!
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 5. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|