| |
|
 |
"Son Olaylar, Son 25 Yılda İç Savaşa En Yakın Olduğumuz Zamandı!"
- Milliyetçiliğin çok arttığı; saldırı, yağma ve linç gibi olayların yaşandığı; işsiz, eğitimsiz gençlerin gazetelere çıkmak için rahiplere saldırdığı bir dönemdeyiz. Adeta hayali düşmanlar yaratılıyor! Silah bırakıp normal hayat kurmaya çalışan birine kahvede otururken, insanların "Senin kim olduğunu biliyoruz" diye saldırması nasıl engellenecek? Böyle bir zamanda günlük hayata uyum nasıl gerçekleşecek? - Türkiye, sorunlarının çözümü konusunda perspektifini yitirmiş bir toplum havası veriyor. Bu ortamda tek çözümün pek çok insan için şiddet, daha fazla güç sahibi olmak olduğu bir zemin var. Bence bu Kürt sorunuyla doğrudan bağlantılı çünkü her şeyin çözümünün şiddette olduğunu hem Kürt hem Türk tüm kesimler zaten yerleştirmişlerdir. Projenin önemli bir ayağı da, sosyalleşmeyi yani normal bir toplumsallaşmanın imkânlarını sunmak! Burada devletin çeşitli yöntemlerle çok kapsamlı bir reformu uygulaması gerekiyor. Ekonomik açıdan, iş bulma ve olağan bir toplumsal hayat sürme açısından çeşitli önlemlere ihtiyaç var. Ama Kürt düşmanlığını körükleyen temel şey, şiddetin devam etmesi, bu havayı pompalıyor. Diyarbakır'da bu kadar vahşi bir saldırıdan sonra insanların öfkelerinin başka yönlere kaymasını, manipülasyonu zor engellersiniz. Her iki taraftan da siyasal aktörler, var oluşlarını bu gerilime borçlu. Ama şiddet biterse bu mazeret tükenecektir. Öte yandan linç girişimlerine, açık ırkçılık yaparak "Kürtler'den alışveriş yapmayın" diyenlere müdahale etmez, hukuksal hiçbir yöntemi harekete geçirmezseniz cesaret alırlar. Toplumsal, siyasal ve hukuksal boyutların birlikte işlemesi gerekiyor. Ayrımcılığa, saldırganlığa, saldırgan milliyetçiliğe ve ırkçılığa karşı hukuku eşit derecede harekete geçirirseniz bir süre sonra bunlar giderek azalacaktır. Sıkıntılar olsa da gerçekten o projede kararlı bir devlet iradesi varsa bunlara karşı da hukuku işletecektir. Bir süre sonra Türkiye çok daha kolay normalleşme yoluna girecektir. Son aylarda linç ve gösterilerin yaşandığı o dalga, son 25 yılda yaşadığımız en kritik dalgaydı. İç savaşa en yakın olduğumuz yerdi. Bundan bile nispeten az tahribatla kurtulmuş olmamız Türkiye'de gelecek için umutlu olmamız bakımından önemlidir.
|
 |
|