Bizde üniversite böyle olur efendim!
Türkiye'de AB'ye ilişkin kaç kitap yayımlandı? Hele en büyük karşıtımız Fransa'ya ilişkin tek bir kitap çıktı mı? Türkiye'nin medrese mantığı içinde yalnızca aktarım yapan üniversiteleri değil de, bilgi üreten gerçek üniversiteleri olsaydı, Avrupa'dan yükselen "gelme" sesleri karşısında hamasi bir gölge boksu mu yapardı, yoksa ayağı yere basan tezler mi geliştirirdi?
Avrupa Üniversiteler Birliği, üye 45 ülkenin üniversitelerini her yıl beş ayrı nitelik dalında değerlendirerek not veriyor. Bu yılki değerlendirmede, Almanya, Danimarka, Belçika, Norveç, Macaristan, Hollanda gibi ülkeler tüm kategorilerde mükemmel derecesini aldılar. Yunanistan, İspanya, Portekiz gibi ülkeler çok iyi notunu elde ettiler. Arnavutluk, Rusya, Bulgaristan gibileri iyi'de kaldılar. Bir tek Türkiye tüm kategorilerde "kötü" değerlendirmesiyle karşı karşıya kaldı. İslamcı basın bu durumu diline dolayıp durdu ve "başörtüsüne özgürlük" tanımayan üniversitenin buna müstehak olduğunu ilân etti. Batı Avrupa'da ilk üniversiteler 11. yüzyılda kurulmuş ve daha ilk andan itibaren kendi kendilerini yönetir olmuşlardır. Batı aleminde üniversite demek, kendi kadrosunu, öğrencisini ve eğitim sistemini kendi seçen ve belirleyen kurum demektir. Oysa Türkiye'de ilk üniversite 1933 yılında kurulmuştur. Avrupa'yla aramızdaki bu yaklaşık 900 yıllık gecikme bir kenara not edilmelidir.
|