Elitlerimiz "seçilmiş" değil de seçkin olsalardı
Kenti asla sahiplenmeyen, geleneksel kültürel yapıları da çözüldüğü için köksüzleşenlerin kentle ilişkisi sadece ondan yararlanmak biçiminde. Nüfusu on kat artan İstanbul'un talihsizliği, "elit"inin de onu sahiplenememesi.
Chretien de Troyes'un 1180'e doğru yazdığı Perceval adlı romansında, şövalye Gauvin bir gün bir kentten geçer. Kent halkı senyörlerine karşı ayaklanmak üzere toplantı halindedir. Şövalyeye eşlik eden genç soylu hanım onlara şöyle bağırır: "Hey, Hey! Aşağılıklar topluluğu, kudurmuş köpekler, pis serfler çetesi, sizi hangi iblis gönderdi?.." Oysa bu genç hanım, tüm refahını ve lüksünü bu insanlara borçludur. Soylulara kişisel olarak bağımlı olan kent ve kır serfleri, emek güçlerinin en az yarısını onlar için harcamakta ve onlar insanlara küfür edecek kadar boş zamana sahip olurken serfler sürekli çalışmaktadır.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 4. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|