Tek doğru var, benim bildiğim
Öyleyse dinsel bir inancı bilimsel olarak kanıtlamaya kalkışmak, bilimin her an yanlışlanmayla karşı karşıya kalma özelliğine maruz kalmak demektir. Bu durumda inananlara şunu öneriyorum: İnançlarınızı bilime sınatmayınız, bilim her zaman bir Çapanoğlu çıkartabilir. Hiçbir şeyin henüz yerine oturmadığı, o yüzden de birbiriyle uyuşması asla mümkün olmayan bilim ve inancın aynı koridora sokulabildiği bu ülkede, toptancı çözümlerden çok az kişi kurtulabiliyor. Her zaman takdirle izlediğim Yıldırım Türker Radikal İki'de "Laik dünyada kadınlara eşitsizliğin doğadan kaynaklandığı dayatılır, dindar dünyada ise Tanrı sözünden" diyerek beni şaşırttı. İnsanların (kadınlı erkekli) fizik açıdan eşit olmadıklarını söyleyen biyoloji bilimidir. Bu asal eşitsizliği toplumsallık düzleminde gidermeye çalışan duruşların başındaysa laiklik gelir. Laiklik, her bireyin yurttaş olarak diğerleriyle hak eşitliği içinde olduğunu söyleyerek, doğada olmayan bir eşitliği haklar düzleminde ve toplumsal süreçte kurmaya çalışır.
|