AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Laiklik kaos yaratır!

\"\"
\"\"
Laiklik kaos yaratır!

Eğer laiklik olmazsa, yani "din" (ülkedeki dinlerden yalnızca bir tanesi) devletin içinde olursa, inanç özgürlüğü olamaz. Çünkü egemen (resmi) din, diğer hepsini zorlar. Öyleyse laiklik bir kanaat değil, kanaat sahibi olabilme özgürlüğüdür. Her şeyden önce vicdan özgürlüğünün garanti altında olduğunun dışa vurumudur. Gene örneğin Osmanlı'da, gayrimüslimlerin din değiştirmelerine ses çıkartılmazken Sünni İslam'dan çıkmanın cezası ölümdü. Burada nasıl bir vicdan özgürlüğü vardı acaba?

"Ulusumuz, adaletin modeli olması için Tanrı tarafından seçilmiş ve tarih tarafından görevlendirilmiştir." Cümle, ABD Başkanı George W. Bush'a ait. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad ise "Muzaffer olacağız. Benim Allah'la irtibatım var" dedi. Din devletten uzaklaştırılamadığında, kaosun asıl o zaman ortaya çıkacağını anlatan iki veciz söz.
Eski Mısır'dan başlamak üzere, Çin, Mezopotamya, Hint veya bütün eski toplumlarda devletin ortaya çıktığı andan itibaren din bir devlet fonksiyonu olmuş, özerk bir din alanı hiç olmamıştır. Din ile devlet ayırımı Batı Avrupa'da 17. yüzyıldan itibaren başlayan gelişmelere kadar hiçbir yerde hiçbir zaman olmamıştır. 17. yüzyıl Avrupa'sına kadar her devlette her şey dindir. Devletin işlevlerini yapması dinsel bir faaliyettir ve dinsel söylem geçerlidir.
Örneğin, Mısır, Roma, Çin veya akla gelebilecek tüm eski devletlerde imparatorun veya kralın kişisi kutsal ve tanrısaldır. Roma'da imparatorun unvanlarından biri "pontifex maximus"tur, yani en yüce rahip (asıl anlamı, bu dünya ile tanrılar âlemi arasında köprüler kuran kişi). Ancak burada yanılınmaması gereken çok önemli bir nokta vardır. Devlet, ancak tek bir dinin egemenliğindedir. Örneğin Roma İmparatoru Constantinus Hıristiyan olduğunda (MS 313), imparatorluk da onu izlemek zorunda kalmıştır (Bunun resmileşmesi 380'de Theodosius zamanında olacaktır). Devletin ancak tek bir dininin olabileceğine yönelik Eski Rejim düsturu, Bizans tarafından "tek imparator, tek inanç" biçiminde formülleştirilmiştir.
Osmanlı'da ise devlet İslam'ın Sünni mezhebine göre örgütlenmiş, nüfusun yüzde 40'ını oluşturan gayrimüslimler (Hıristiyan ve Yahudi) ile Sünni olmayan Müslümanlar devletin dışında tutulmuşlardır. Sünni İslam, şeyhülislamdan başlayarak, medreselerden kadılara ve en alttaki kasaba naiplerine kadar devlet içinde örgütlenmişken, diğer inançlar patriklik veya cemaatler halinde dışarıda bırakılmıştır.
Öyleyse İlber Ortaylı'nın "Devletten ayrılacak bir din yoktur. Çünkü din, kilise gibi ruhani bir kurum halinde teşkilatlanmamıştır" önermesinde "din," Sünni İslam olmaktadır. Ama acaba Ortodokslar'ın, Katolik ve Ortodoks Ermeniler'in, Süryaniler'in, Maruniler'in, Yezidiler'in (üç kitaplı dinden ve Zerdüştlük ile Manicilik'ten ögeler taşıyan bir din) kilise örgütleri mi vardı? Ya Aleviler? Her zaman resmi görevliler tarafından takibata uğratılmamışlar mıdır? Ve madem ki "Müslümanlar ve Yahudiler devletin dışında yapamazlar," öyleyse bizim Yahudiler neden devletin dışında tutulmaktadır? Üstelik orijinal Hıristiyanlık'ta kilise örgütü yoktu. Bu kurumun ortaya çıkması, MS 2. yüzyılda Hıristiyan cemaatlerin kendilerine ecclesia (kilise), yani topluluk adını vermelerinden iki yüzyıl sonra, 4. yüzyılda ve siyasal bir örgütlenme biçiminde olacaktır. Yani Hıristiyanlık'ta kilise var, İslamiyet'te böyle bir örgüt yok, sözünün bir geçerliliği yoktur.
Buradan birinci ilkeye ulaşıyoruz. Eğer laiklik olmazsa, yani "din" (ülkedeki dinlerden yalnızca bir tanesi) devletin içinde olursa, inanç özgürlüğü olamaz. Çünkü egemen (resmi) din, diğer hepsini zorlar. Öyleyse laiklik bir kanaat değil, kanaat sahibi olabilme özgürlüğüdür. Her şeyden önce vicdan özgürlüğünün garanti altında olduğunun dışa vurumudur. Gene örneğin Osmanlı'da, gayrimüslimlerin din değiştirmelerine ses çıkartılmazken Sünni İslam'dan çıkmanın cezası ölümdü. Burada nasıl bir vicdan özgürlüğü vardı acaba?

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 69. sayısında bulabilirsiniz!



spacer
 
1  2  
 
spacer
   
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital