Hollywood film sektöründen çekilirse…
Üstelik endüstri seri üretim demek olduğundan ve bu ihtimalde seri üretim sekteye uğrayacağından varolan diğer kaynakların devreye gireceği açıktır. Sinemaseverin dimağı bayram eder, lakin adı geçen kaynaklardan kasıt Kuzey ve Orta Avrupa, Güney Amerika, Japonya, İran, Kore ve Çin olacağından 'hazmetme kapasitesi' düşük olan seyircide depresyon, blumia ve anoreksia gibi belirtiler görülebilir. İsveç, Danimarka ve Fransa sinemasının güzide örnekleri, salonları buluşma yeri olarak kullanan ve halledilememiş sorunlarını konuşmaya gelen çiftlerin ayağını keser. Bu durumda cep sineması sahipleri bu 'izleyici' türünü tümüyle küstürmemek için salonlarının bir kısmını bowling hizmetine, bir kısmını genç kalmanın sırları, başarılı olmanın yolları gibi seminerlere tahsis edebilirler. Hatta bazı sinema sahipleri 'bir Hollywood vardı' adı altında 'eski' filmleri iki film fiyatına göstererek ayakta kalmaya çabalayabilirler. Görsel algısı aksiyona ve sulu zırtlak romantizme ayarlı nesil 'festival filmi' düzeyine aşina hale geldiğinde entelektüel kesimin bazı bölgelerinde ayrıcalık yitimi rahatsızlığı ortaya çıkabilir. Metropollerde açılan irili ufaklı sinemateklerde 'Vay Anam Vay,' 'Bu Nasıl Sarışın,' 'Avanak Ajan' gibi filmler gösterilip, gösterim sonrası analiz etkinliklerinde öküz altında buzağı arama gibi postmodern gevezeliklerin tümüne saygı ve hayranlık eşliğinde prim verilebilir. Sadece nitelikli sinemaya eğlence de eşlik eder. Hollywood sektörden çekilse hiçbir şey olmaz; kazançlar kayıpları katlar.
|