Broşürden başörtüsüne, laikliğin 'incinme' eşiği
'Laiklik tehlike altında' boş bir kuruntu. Ve üzerine bastırılan şeyin yatay bir büyüme gerçekleştireceği fiziksel bir gerçek. Filler sahaya inince çimen eziliyor, ama yok olmuyor yeşil. Biraz daha yayılıyor ve hatta bulaşıyor ısrarla. Defaatle görüldü bu, tabii ancak anlayana.
Bu yazının yazıldığı saatlerde, Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen 'muhtıra gibi' açıklamalar çınlıyor ekranlarda; yarınımız muamma. Bu yazının yazıldığı saatlerde, ben olayı fena halde üzerime alınmış bir haldeyim; 'bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin', çalmakta. Kafa radyomun ayarı bozuk. Hayır, AKP ile bir göbek bağım filan yok; bütün meselenin aslında partinin çıkardığı cumhurbaşkanı adayının, Abdullah Gül'ün, başörtülü bir kadınla evli olmasından kaynaklandığını bildiğimden, kötüyüm. Başörtülü kadınlar, bir gece aniden yok olsalar, herkes ne kadar çok sevinecek. Böylesi bir algının dalga boyutunda temiz bir kanal aramak abes... Nitekim açıklama yapmak için Sky Türk'e bağlanan emekli bir orgeneralin 'neden bu noktaya geldik' minvalinde lafı getirip bağladığı yer: 'Küçücük çocukların bile başını bağlıyorlar'. Dahası, 'askerin başörtüsü ile sorunu yoktur, orduevlerinde anamızın bacımızın başörtüsüne yasak getirilmiş değildir' şeklindeki yalanlarının mideme zıpkın gibi saplanması... Emekli orgeneralin 'Bağcılar parkını haremlik-selamlık yaptılar' dezenformasyonunu sahici bir bilgi gibi sunabilmesinin verdiği 'durdurun dünyayı inecek var' duygusu...Genelkurmay'dan gelen açıklamada 'milli bayramlara alternatif kutlamalar düzenliyorlar' suçlamasıyla marjinalleştirilen şeyin 'Şeyh Said'i anma günleri' gibi bir şey değil, bu ülkenin yüzde 99'unun 'Müslüman' olma gerekçesi, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in doğum günü kutlaması olduğuna hayretle tanıklık ediş... Aynı ordu aynı zamanda halkın kalbine 'Muhammed ocağı' olarak yerleştirilmiş-miş ne gam? Aynı ordu 'dini kavramları sömürme' ithamını AKP ye ve kitlesine yamamış, ama en hasından dini bir kavram olan 'şehitlik' mertebesini her ölen askerine ve jandarmasına layık bulmuş, ne önemi var? Değil mi ki, yeni cumhurbaşkanı adayının da eşi başörtülü, o halde beş yıldır görevde bulunan iktidar partisinin dini sömürmek, laikliği tehdit etmek, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını kaybettirmek suçlarının tazminat bedeli muaccel olmuştur, verin hesabını eline! Doğrusu başlarda ben de, devleti oluşturan hayati organ ve birimlerin aynı siyaset etme tarzı ve iradesinin şemsiyesi altına girmesini, demokrasinin gerekleri açısından 'tartışılabilir' buluyordum. Ama bu, yasal bir hakkın gayrimeşru hale getirilmesinden önceydi. Yaklaşık beş yıldır ülkeyi yönetmiş, siyasi çizgisini muhafazakâr demokrasi gibi modern siyaset tarafından kabul görecek bir dile tercüme etmiş bir partinin bir 'hastalık' gibi gösterilmeye çalışılmasından önceydi. Muhtıralar adına! Elinizi vicdanınıza koyun. Merkez sağda yer alan bütün partilerin ekonomi programlarında yer alan özelleştirmeleri AKP yapınca mı 'vatanı satmak' oldu? IMF boyunduruğuna tepemizde bir sol parti varken girdik, unuttunuz mu? Bir iktidar partisinin laiklik sınavından çakması için iki AKP'li belediyenin bastırdığı uyduruk broşür yeterli olabilir mi? Bağcılar Parkı'nda haremlik-selamlık park yapıldığı, parka erkek sinek sokulmadığı şayiasına yürekten inananlar o parka bir kez uğrayıp kuşlar kadar özgür dolaşan erkekleri görselerdi de durum değişecek miydi?
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 95. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|