AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

\"\"
\"\"
İki denizin birleştiği yer

Geçmiş ve gelecek, karanlık ve aydınlık, geçici olan ile ebedi olanın denizleridir. Ruhun yolculuğu zıtların birliğini arar.

Önyargıların lüzumsuzluğunu beyan eder: Polonya ve Rusya sınırında yer alan tarlasının sınırları her yıl uluslararası anlaşmazlıkla değişen bir çiftçi, belirsizliği çözmesi için bir bilirkişi tuttu. Bir yıldan diğerine tarlasının ait olduğu ülke değişiyordu ve bu tarlanın Polonya'da mı yoksa Rusya'da mı olduğunu bilmesi başka türlü mümkün olmayacaktı. Haftalar süren özenli bir çalışmadan sonra bilirkişi tarlanın Polonya sınırının hemen içinde olduğunu bildirdi. Köylü, bir ferahlama içinde, 'Tanrı'ya şükürler olsun' diye bağırdı, 'artık Rusya'nın kışlarına katlanmak zorunda kalmayacağım !'
Maddi ihtirasın adalet ve insafa ihtiyacı olmadığını beyan eder: Tolstoy, orduya katıldığında subaylardan birinin, yürüyüşte sırayı bozduğu gerekçesiyle bir askeri dövdüğüne tanık oluşunu anlatır. Tolstoy subaya şöyle der: 'Kendin gibi bir insana bu şekilde davranmaya utanmıyor musun? Hiç mi İncil okumadın?' Subay şöyle karşılık verir: 'Peki sen, hiç mi ordu tüzüğü okumadın?'
İnsanın benliğinin onun önünde bir engel olabileceğini beyan eder: Şibli'ye soruldu: 'Bu yolda size kim kılavuzluk etti?' 'Bir köpek' diye cevap verdi. 'Onu bir gün, bir su kıyısında susuzluktan neredeyse ölmüş bir haldeyken gördüm.. Su içmek için eğilince, sudaki aksini görüyor, korkup geri çekiliyordu, onun başka bir köpek olduğunu sanıyordu. Sonunda susuzluğu öyle bir noktaya geldi ki korkusunu bir kenara itip suya daldı; 'öteki köpek' kaybolmuştu. Köpek, kendisiyle arzusu arasındaki engelin yine kendisi olduğunu ve artık yok olduğunu gördü. Benim engelim de, kendi benim olarak aldığım şeyin, aslında kendi engelim olduğunu öğrendiğimde ortadan kalktı. Benim yolum bana bir köpeğin davranışlarıyla gösterildi'.
Dünyaya heveslenmemek beyanındadır: Bir Müslüman hikâyesine göre, Meryem oğlu İsa bir gün, soğuktan ve sıcaktan korunacak bir sığınağı olmayan, dağda yaşayan yaşlı bir adama rastladı. İsa adama, neden kendisine bir ev inşa etmediğini sordu. 'Ey Tanrı'nın ruhu' dedi yaşlı adam, 'senden önceki peygamberler yalnızca yedi yüzyıl yaşayacağımı haber verdiler. Yerleşmeye değmez.'
Görünen her şeyin görünmeyen bir yüzü olduğu beyanındadır: Kur'an eşsiz bir alegoriyle Hz. Musa ve Hızır'ın öyküsünü anlatır. Musa ilahi bilginin kaynağını ararken bu yolda Tanrı'nın ilahi bilgisini bahşettiği kılavuz olan Hızır'a gereksinir. Hızır'a verilmiş olan, Musa'ya verilmiş olan bilgi ve hikmetten daha kıymetlidir. İki denizin birleştiği yerde buluşurlar. İki varlık düzeyinin buluştuğu bu esrarengiz yer, ilahi bilginin yayılacağı yerdir. İki deniz, varlık ve yokluk, hayat ve ölüm, yok oluş ve kalıcılık denizleridir. Geçmiş ve gelecek, karanlık ve aydınlık, geçici olan ile ebedi olanın denizleridir. Ruhun yolculuğu zıtların birliğini arar. Bu yolculukta Hızır, Musa'ya eşyanın hakikatini gösterir, görünen her şeyin bir de görünmeyen bir anlamı olduğunu. Yapıp ettiği şeyler bilinen yargılara, ahlaki anlayışlara terstir. Ama sonunda anlarız ki bu eylemlerin derininde bir anlam, farklı ve derin bir görüş vardır. Bu aslında vehimler dünyasından hakikate yolculuktur. Bu yolculukta ego ölürken ruh hayat bulur. Ruhun doğumuna ebelik eden Hızır, yanılsama ve sanrıları yıkar ve ruhun arayışına anlam ve yön verir. Böylece öğrencisi yeni bir görüş kazanır, sıradan görünen eylemlerin altında yatan anlam ve derinlik bu görüşle keşfedilebilecektir. Bu harikulade öyküyü herkesin özgün kaynaklardan okuyup üzerinde düşünmesi gerekir.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 128. sayısında bulabilirsiniz!



   
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2014 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital