AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Dinlemek

\"\"
\"\"
Dinlemek

İnsanın saygınlığını teslim etmek, sadece ona sempati duymak veya onun için bir şeyler yapmak değil fakat aynı zamanda, onu dinleyecek kadar ona saygı duymaktır.

"Sizinle uzun zamandır ilk defa konuştuk". Bunları söylerken gözlerinde yaşlar belirdi. İç dünyasının daha önce hiç uğranılmamış yerlerinde gezinmek besbelli onu duygulandırmıştı. Konuşabilmek ve böylece bir başka insana hikâyesini serbestçe anlatabilmek; ruhunda ücra ve katılaşmış bir yeri harekete geçirmiş, onun da konuşulacak ve dinlenebilecek birisi olduğu hakikatini güneşe tutmuştu. Eğer gözünde biriken yaşlar olmasaydı bu cümle de sıradan iletişim cümleleri arasında yerini alır ve unutulur giderdi. Ancak duygu atına binmiş her kelime, sizi yerinize çiviler. Yürekten adeta koparak yeryüzüne fırlayan her söz, söylendiği ânı belleğinize nakşeder. Kelimeler ruhun sahillerine ancak duygunun yelkenleriyle intisap edebilir. İşte onun gözlerinde biriken yaş, bana o birkaç saniye içinde şunu anlatıyordu: "Doktor, hep ilaçlarıma ve rahatsızlığımın belirtilerine bakıyor ama onların arkasına geçmiyorsun. Benden içerideki beni gör. Benimle konuş, ruhuma dokun, ruhumun sadece bir sızıdan ibaret olmadığını anla. Bak, zaten kimse kimseyle konuşmuyor. Ruhumun gözeneklerine kalbini yasla ve beni kalbinle dinle."
Depresyonda veya keder içinde bir insanla karşılaştığımızda onun hayatında bir şeylerin yanlış gitmiş olduğunu düşünürüz, ona bir şey olduğu, başına bir şey geldiği düşüncesi zihnimizi yoklar. Belki de işte, onun başına gelen şey, işitilmemiş olmaktır. Belki de bir kişi bile çıkıp onu dinlememiştir!
İnsan ses verir ve yankısını bekler. Ruhunu ötekinin aynasında seyretmek ister. Ancak empatik bir tepkisellik yoluyla biliniriz. Heinz Kohut, buna "aynalama" diyor. İyi bir dinleyici, bizi olduğumuz gibi gören kişidir. Düşünce ve duygularımızı, olduğu gibi kabullenerek, bizi dinler. Bu süreç içinde anlaşılmış, bilinmiş ve kabullenilmiş hissederiz. İşitilen ve takdir edilen bir çocuğun bir bütün olarak büyüme şansı daha fazladır. Duygusal iyilik halimizin harcında empati, yani insanın insana yankısı vardır. Anlayışlı bir tutuma sahip olmak demek, bir kişinin düşünce ve duygularını önden bilmek demek değildir. Sadece dinlemeye ve keşfetmeye açık olmak demektir. İnsanlar bize konuşmuyorsa bizim onları dinlemeyeceğimizi düşünüyorlardır. Dinlemek kendi ihtiyaçlarımızı bir süreliğine askıya almayı gerektirir. Bu yüzden dinlemek bir sanattır: Empatinin kanatlarına tutunarak aramızdaki mesafeyi aşıyor ve sana ulaşıyorum. Kendimi geri çekiyor ve bütün varlığımla senin ummanına dalıyorum. Dinlemek bu yüzden çok özeldir zira vurgu konuşan kişiyedir, dinleyiciye değil. Empatik tepki konuşmacıyı izler fakat onu yönlendirmez, onu konuşmasının derinliklerine inme konusunda cesaretlendirir. İyi bir dinleyicinin tepkisi, size kendinizi anlaşılmış hissettirir ve sizi daha fazlasını söylemeye teşvik eder.
Dinlemek sanatı, diğerinin biricikliğine açık olmak ve farklılıklara tahammül edebilmek demektir. İyi bir dinlemeyle insanlar ve hatta milletler arasındaki farklılık ve anlaşmazlıklar, anlaşılabilir ve çözümlenebilir hale gelir. Başkasına ihtimam göstermenin en bildik yolu onu dikkatlice dinlemektir. Hayatın sadece kendi çıkarlarımız etrafında örgütlendiği düşüncesi, Batılı mahfillerden üzerimize boca edilen, yanlış bir dogma. Hayatı sadece bireycilik penceresinden görmek suretiyle, daha geniş sistemlerin bir parçası olduğumuz gerçeğini gözden kaçırıyoruz. İnsan insana susamıştır.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 194. sayısında bulabilirsiniz!



   
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital