AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
İki Türkiye

\"\"
\"\"
İki Türkiye

'Türklüğü aşağılamak'tan söz ediliyor. Darbe imalarında bulunan bir emekli general, devleti soymayı alışkanlık haline getirmiş müteahhit, komisyon ve rüşveti hak telakki eden bürokrat, farklı görüşleri üniversite bünyesinde istemeyen bir rektör, Türklüğü aşağılamıyor da ne yapıyor?

Bir meslektaşım ailesini Sirkeci Garı'ndan uğurlamış, sonra peronları ağır ağır terk eden vagonların ve tren camlarına yansıyan insan suretlerinin büyüsüne kapılıp, fotoğraf çekmeye başlamış. İş çıkışı yorgun argın evlerine dönen insanlar, tıklım tıkış vagonlar, kâh sevinçli kâh üzgün yüzlerÇok insan, az vagon. İnsan bedenlerinin birbiri üzerine yığıldığı saatler. Onun turist olduğunu düşünen vatandaşlardan biri yüksek sesle söylenmeye başlamış: "Çek, çek! Bütün rezilliğimizi çek! Siz zaten bizim rezilliğimize meraklısınız! Bunu göstermeyi seversiniz!" Bir başka vatandaş olaya müdahale etmiş: "Ne karışıyorsun yahu? Bırak çeksin, bu fotoğraflar Avrupa'da yayınlandığı zaman belki halimize acırlar da ek tren seferleri koyarlar. Böylece şu garibanlık da biter." Sıradan iki vatandaş, sanki iki ayrı Türkiye'nin sözcüsü gibi. Biri içine kapanık ve korkak Türkiye'nin, diğeri dışa dönük ve cesur Türkiye'nin.
Türkiye uzunca bir süredir kimlik spazmları içinde kıvranıyor. Avrupa ile kurduğumuz aşk-nefret ilişkisi bir ucundan İbn Haldun'un "Mağluplar galipleri taklit eder" sözünde billurlaşan bir aşka dokunuyor. Ama öte yandan, arzu nesnesinin kibir ve zalimliği hatırlanıyor, bugünün ayak oyunları geçmişin yaralarını kaşıdıkça, nefret belirginleşiyor. Ortalama Türk insanının bilinç altının 'şanlı tarih, yedi kıtada at koşturan büyük devlet' avuntusuyla mayalandığını sanıyorum. Çok büyük bir kültürel mirasın üzerinde oturduğumuz, çok büyük bir medeniyetin devamcısı olduğumuz halde, bugün bu gerçek sadece bir teselliden ibaret. O dinamikleri yeniden üretecek, dünyaya kendi yerli hazinemizden hareketle yeni sözler söyleyecek bir dil ve coşkunun çok uzağındayız. Lise mezunu gençlere bir sorun bakalım, kaçı size Yunus'tan ezbere birkaç dize söyleyebilecek? Cehalet, bütün ülkeyi kanser hücresi gibi kemiriyor.
Galatasaray futbol takımının Avrupa'da elde ettiği başarılardan sonra dile getirilen bir slogan pek çok şeyi açıklamaya yetiyor aslında: "Avrupa Avrupa duy sesimizi/ Bu gelen Türkler'in ayak sesleri." Bu slogan, mağlupların iniltilerinden yapılmadır. 'Şanlı tarih'in bir gün dirileceğine duyulan samimi inanca tanıklık eder. Bir özlemi dile getirir. Tarih içimizde, bilincimizin en diplerinde yaşamaya devam eder. Milletimizin yeniden yücelmesini isteriz. Sorun şu ki bunun için pek azımız elini taşın altına koyar. Türklüğü ancak daha çalışkan, daha ahlâklı, daha özgürlükçü, daha üretken insanlar olarak yüceltebileceğimizi pek az düşünürüz. Kendi kavimlerimizi ancak daha iyi ve daha erdemli insanlar olabilirsek yüceltiriz. 'Türklüğü aşağılamak'tan söz ediliyor. Darbe imalarında bulunan bir emekli general, devleti soymayı alışkanlık haline getirmiş müteahhit, komisyon ve rüşveti hak telakki eden bürokrat, farklı görüşleri üniversite bünyesinde istemeyen bir rektör, Türklüğü aşağılamıyor da ne yapıyor?
İçine kapanık Türkiye yeniden hortlatılmak isteniyor. Korku siyasetleri yeniden iş başında. Anadolu takımlarının maçlarında korkunç sloganlar dile getiriliyor. Bırakın bir milli aidiyeti, artık neredeyse kabilecilik düzeyinde ilkel bir etnosentrizme doğru gidiyoruz. Kaybedecek bir şeyimiz yok. Kendi gözümüzün gördüğünü dünya da görüyor. Türkiye'nin korkulardan uyanmak dışında bir seçeneği yok. Söz söylemenin önündeki bütün duvarların kaldırılması gerekiyor. Şiddet ve terörü kışkırtmadığı, açık bir biçimde nefret ve düşmanlığı körüklemediği sürece, sözün önünde bir engel olmamalı.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 83. sayısında bulabilirsiniz!



   
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital