AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3 vimjo alışveriş
 
   
 
Hayret makamı

\"\"
\"\"
Hayret makamı

Her insan kendi serüven ve sırrını keşfetmek ihtiyacında. Bunun için hayata hayret duygusuyla bakabilmek gerek. Ancak yavaşlama anlarında, telaştan geri durduğumuzda elde edebileceğimiz bir his bu.

Sağda solda erken gelen bir bahara aldanıp da çiçeklenen ağaçlar görüyorum. İki tanesi beni hastane bahçesinde selamlıyor. Onlara her seferinde gülümsüyor ve yakıcı bir soğuğun onları ilerleyen günlerde kavurmasından korkuyorum. Kâinatın canlanışı, bende her seferinde bir hayret duygusu uyandırıyor. Bir bebeğin yürümeyi ve konuşmayı öğrenmesi, bir ağacın yeşermesi, bir insanın sevmesi. Böylesi zamanlarda hayatın tatlı bir oyun olduğunu düşünüyorum. Yaşamak, oyun oynamak ve şenliğe katılmakmış gibi geliyor. Çünkü oyun, canlı olmanın saf neşesini dışa vurur. Geçenlerde Ankara'da üniversite yıllarından yedi, sekiz arkadaş buluştuk. Onları uzun zaman sonra bir arada görünce, içimi çocukça bir neşe kapladı. O buluşma, birbirimizi güldürme isteğimiz, aradaki susuşlar, dalga geçişler, destursuz espriler artık kırklı yaşlarındaki insanlar olduğumuz gerçeğini bir süreliğine askıya aldı. Sevdiklerimiz bizi güldürür. Sevdiklerimizle eğleniriz. Zaman orada durmuş gibidir. İşte orada birkaç saatliğine hepimiz serazat öğrencilerdik. Bu durum, hayretimi çoğaltıyor. Zamansızlık duygusu insanı adeta sarhoş ediyor.
Her insan kendi serüven ve sırrını keşfetmek ihtiyacında. Bunun için hayata hayret duygusuyla bakabilmek gerek. Ancak yavaşlama anlarında, telaştan geri durduğumuzda elde edebileceğimiz bir his bu. Hız kestiğimizde düşünmeye başlarız. Yüce olanı hissetmeye başlarız: Zaten o güzellikte, iyilikte, doğruluk arayışında saklıdır ve hissederiz. 'Ruh uyuşması'ndan iyileştiğimizde, bir kum tanesinde, bir su damlasında, bir kuş ötüşünde bize göz kırpan yüceliği fark ederiz. Hayret ederiz.
Felsefe hayret duygusuyla başlar. Hayret, hayatın sandığımızdan 'daha büyük, daha derin, daha gerçek' olduğunu fark etmektir. İnsan bir kez hayret makamına varmaya görsün, dünyanın günübirlik kavrayışın aksine daha derin, daha geniş ve daha esrarengiz olduğunu hisseder. Hayretle yaklaştığımız bir hayatı harikulade bulur ve şöyle deriz: Hiçbir şey için mutlak cevabımız yok, arayıp duruyoruz, bütünle bir irtibat arıyoruz, gurbetteyiz ve bir yurt arıyoruz. Hayretle baktığında, insanda ve hayatta her gün daha fazla güzellik görür insan. Hayret makamında, bilgelik ve neşenin her türlüsüne açık olmak icap eder. Hayatın özüne bağlılık gerekir. Bilgelik, varlığın bütünüyle bir ilişki halinde olmak, dünyayı bir bütün olarak içine çekebilmek demektir. 'Daha büyük ve daha kalıcı bir şeye aidiz' diyebilmek.
Zaman duygumuzu yeniden kazanmamız gerekiyor. Hayatı daha hızlı gitmek suretiyle anlamlı kılamıyoruz. 'Hayat kısa' diyor kimi insanlar, 'az zamanda çok iş yapmalı'. Oysa hayat yeterince uzun. Yeter ki zamanı bilgece kullanmayı bilelim. Yavaş gitmekle düşünmeye zaman veririz. 'Odanızı terk etmenize gerek yok' demişti Kafka, 'masanızda oturun ve dinleyin. Hatta dinlemeyin bile, sadece bekleyin. Hatta beklemeyin bile, yalnız ve sakin, öylece durun. Dünya onu keşfetmeniz için kendisini size sunacaktır. Başka seçeneği yoktur. Vecd içinde yuvarlanacaktır ayak uçlarınıza'.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 86. sayısında bulabilirsiniz!



   
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2010 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital