AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
İki ses

\"\"
\"\"
İki ses

Sohbet bir başkasının yüzünde kendi maceramı okuyabilmemdir ve bana bu dünyada yalnız olmadığımı öğretir.

Sohbet, kendi hikâyemi başkasına ve başkasıyla anlatmam demektir. Ancak beni işitecek bir insanın varlığıyla sohbet mümkün olur. Sohbet yoluyla iç dünyalarımızı birbirimize açarız. Anlatmak ve dinlemek yoluyla canlı olmanın, insan olmanın nasıl bir şey olduğunu kavrarız. İnsan ötekinin yüzünü arayan bir varlık. Bir başkasında yankılanmak isteyen, içinin ışıklarını bir başkasının içine düşürmek isteyen bir varlık. Sohbetimizin şekli ve enerjisi, onun içinde taşıdığı kuvvet, hikâyemi kiminle paylaştığıma ve içinde bulunduğum zamana göre değişir. Samimi insanların konuşması, planlanmış olmaması ve ucunun nereye varacağının bilinmemesiyle, yaratıcı bir süreçtir. Yunus'un 'Her dem yeniden doğarız / Bizden kim usanası' dediği gibi, sohbet her dem tazelenir; her dem yeni yollar, yeni bakma ve duyma biçimleri üretir. Gerçek bir konuşma için yüz yüze bakmak, bedenlerin yakınlığı gerekir. Sözler ancak yüz ve beden ifadeleriyle gerçek anlamına kavuşur. Bedensel temas yakınlığın temelidir, ancak konuşma bu yakınlığın ötesine taşar. Sohbet, konuşmadan farklıdır. O dünyayı yeni bir biçimde görmemizi sağlar.
Gerçek bir sohbet; ırk, sınıf, cinsiyet, kültür veya dinden bağımsız olarak herkesin eşit davranıldığı evrensel adalet anlayışından ve bir saygı etiğinden yola çıkar. Herkesin sözünün önemli sayıldığı, söz söyleme kudretinin kimseden esirgenmediği, herkesin gönlündekini dillendirebildiği bir ortam, sohbeti mümkün kılar. Yeni tanışmalar ve şeylere yeni bakma biçimleri, geçmiş inançları silkeleyerek bize daha olgunlaşmış bir dünyanın kapılarını aralar. Sohbet arkadaşlarımız sıkıcı rutinlerden, bildik düşünce kalıplarından, basmakalıp yargılardan kaçmak için bize cesaret ve ilham veren kişiler olduğunda, dünya bir gül bahçesi olur.
Evini yabancı olduğu kişiye açabilen, sofrasına insan buyur edebilenler konuksever kimselerdir. İnsanlar tuhaf görüşlere, daha önce hiç duymadıkları kanaatlere, onlara tamamen yabancı görünen geleneklere de konukseverlik gösterebilir. Bu şekilde, bilinmeyenle etkileşim, kendimiz hakkındaki görüşümüzü de bir ölçüde değiştirir. Hep söylendiği gibi, kişi bilmediğinin düşmanıdır ve bilmek, bize dostluğun cennet kokusunu vaat eder.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 69. sayısında bulabilirsiniz!



spacer
 
1  2  
 
spacer
   
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital