Çatal bıçaksız
Kesildiği anda un ufak olan baklavayı ya da fırından yeni çıkmış mis gibi bir lahmacunu çatal bıçakla katletmektense, lahmacunu dürüm yapıp iki parmakla tutarak, baklavanın ise sadece ucuna çatal saplayıp ısırarak yemek, bu güzelim yiyeceklere olan saygı gereği. Eğer davet sahibi "yok ben ille soframda çatal bıçakla yensin isterim" diyorsa, mönüye lahmacun ya da baklava koymasın…
Şık bir restorandasınız. Yemek boyunca çatal ve bıçağı doğru kullanarak yemeğin sonuna başarıyla yaklaştınız ve nihayet ziyafeti taçlandırmak üzere baklava servis edildi. Baklavayı nasıl yersiniz? Tabii, Batı dünyasında geliştirilmiş görgü kurallarını iyi bilen biri olarak hemen, "Öteki yemekleri nasıl yediysem öyle, yani çatal ve bıçak kullanarak" diyeceksiniz, değil mi? Ben ise size kitaplarda yazılan kurallara uymasa da, baklavanın bir köşesine çatalınızı saplayıp, baklava karesinin alt yüzeyi yukarı gelecek biçimde havaya kaldırmanızı önereceğim. Ardından üçte birini ısıracak biçimde baklavayı dişlerinizin arasına yerleştirecek, ısırdığınızda, 40 kat kaliteli baklava yufkasının dişler arasında çıkardığı "hışt" sesini duyacaksınız. Bu sırada baklavanın alt yüzeyi damağınızla temas edecek ve siz bu nefis yiyeceğin bütün lezzetini hissedeceksiniz. "İyi ama görgü kitapları böyle yazmıyor" dediğinizi işitir gibiyim. Olabilir; o kitapları yazanlar hayatlarında hiç baklava yememişlerdir. Eğer onların söylediği gibi baklavayı çatal bıçakla yemeye kalkarsanız, tatlıların kraliçesini katletmiş olursunuz ki, böyle bir cinayet affedilemez. Gerçekten de görgü kitaplarında yemeğin çatal bıçakla yenmesi gerektiği öğretilir. Ancak yine aynı kitaplarda bu kuralın dışında kalan, yani elle yenen birçok yemekten söz edilir. Örneğin istiridye... Kitaba göre istiridye bombeli kısmı aşağı bakacak biçimde birkaç kez katlanmış bir peçete ile yere paralel olarak tutulur. Özel istiridye çakısı ile kabuğu arkadan tutan kas kesilir. İstiridyenin içinde deniz suyu da bulunduğundan, kabuğunu açarken eğmemeye özen gösterilmelidir. Kabuk açılınca içine limon, taze çekilmiş karabiber serpelenir ve deniz suyu ile birlikte istiridye dişlerin de yardımıyla kabuktan ağza "hüüp" diye aktarılır. Bazı yemeklerde karidesler haşlanır ve ayıklanmadan sofraya getirilir. O takdirde karides bir elle kafasından, ötekiyle kuyruğundan tutulur, çevrilerek kafa kopartılır, etli kısım kabuğundan çıkarılır. Ardından ya çatal bıçakla ya da elle atıştırılır. Istakozun ince bacakları ve yengeç de önceden ayıklanamayacağı için elle kırılır, emilerek içindeki etli kısım yenir.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 194. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|