AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

\"\"
\"\"
20.53 Pozisyonu!

Sofrada tabağındaki bütün yiyecekleri silip süpüren birinin yemeğini bitirdiğini fark etmemek mümkün değildir. Ancak ya tabaktakinin sadece yarısını yedikten sonra daha fazla devam edemeyecek olan biri, bunu ev sahibine ya da sofraya servis yapan kişiye nasıl belli eder? Aslında alaturka içkili lokanta düzeninde böyle bir işarete gerek duyulmaz. Garson zaten mezelerin birbirine bulaştığı tabağı hemen kaldırıp temizini getirir. Ama şık sofralarda bu tür alaturkalıkları göremezsiniz. Bu gibi ortamlarda konuk daha fazla yiyemeyeceğini çatal bıçağını tabağa usulünce yerleştirerek belli eder. Ev davetlerinde ev sahibi tabağın usulca alınıp mutfağa taşınmasını sağlar.
Ancak bunun öyle genel geçerli bir yolu, yöntemi yok. Daha doğrusu ülkeden ülkeye uygulama çok değişiyor. Örneğin Yunanistan'da konuk, çatal bıçağını tabağa çapraz biçimde bırakarak daha fazla yemeyeceğini gösteriyor. Bu sırada bıçak, uçları aşağı bakacak biçimde konmuş çatalın altına girecek şekilde yerleştiriliyor. Buna karşılık Almanya, Çek Cumhuriyeti ve bizde çatal bıçak tabağa çapraz bırakılırsa, yemeğin bitmediği, sadece ara verildiği, hâlâ yemeye devam edildiği ifade ediliyor.
Belçikalılar ve biz Türkler çatal bıçağımızı birbirine paralel, uçları tabağın sol üst kenarına doğru bakacak biçimde, saat kadranı ile ifade etmek gerekirse saat 20.53 pozisyonunda bırakırız. Birçok ülkede çatal bıçağı çapraz tutmanın kötü şans getireceğine inanılır. Belki bizde de yemeğin sonunda çatal bıçağın çapraz bırakılmamasında böyle bir batıl inancın etkisi olabilir.
Öte yandan, sadece çatal bıçağın birlikte konumları değil, tek tek hangi yöne baktıklarının da anlamı var. Örneğin Danimarka'da çatalınızın uçları tabakta aşağı doğruysa, bu sizin o yemekten daha fazla istediğinizin işareti sayılıyor. Buna karşılık çatal uçları yukarı bakıyorsa, kesin olarak daha fazla yiyemeyeceğinizi gösteriyorsunuz. İspanya'da ise çatal ve bıçağın tabakta aralarındaki mesafe fazlaysa, daha fazla yemek alabileceğinizi göstermiş oluyorsunuz.
Batı dünyasında çocuklara yönelik görgü derslerinde, karnı doyunca masayı itip, iskemleye arkalarını yaslayarak "doydum" demenin çok ayıp olduğu anlatılır. Hatta masaya itmeksizin de "Doydum!" denmesi hoş karşılanmaz. Oysa böyle bir hata yapmaksızın doyduğunu nasıl göstereceği çocuğa öğretilmez. Güngörmüş Amerikalılar, çocuklarına, bıçak ve çatalın paralel, genellikle 20.53 konumunda, çatalın uçları yukarı, bıçağın keskin tarafı içeri bakacak şekilde tabağa bırakmalarının gereğini sıkı sıkıya tembih ederler. Ama sıradan Amerikalıların büyük çoğunluğu buna uymaz, o da başka...

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 137. sayısında bulabilirsiniz!



   
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital