Ben Yapmadım!
Geçen hafta yalanlar ile ilgili yazımı yazdıktan sonra, yalan söylemenin sadece yetişkinlere özgü, sonradan edinilmiş bir kötü özellik olmadığını düşündüm. Doğrusu çocuklar da yalan söylüyor ve belki de yetişkinlerden daha çok yalana başvuruyorlar. Herhangi bir kabahatin sorumlusu arandığında yanıt, çoğu kez "Ben yapmadım" oluyor ama bu yanıtın doğru olmadığı apaçık görülebiliyor. Niçin çocuklar yalan söyler acaba? Çevremdeki çocuklar arasında bir mini anket düzenledim. "Arkadaşımı korumak için" yanıtı çoğunluktaydı. Haksız bir cezadan kurtulmak, mutlaka sahip olmak istenen bir şey uğruna, büyüklerin dırdırından kurtulabilmek için de yalan söylemekten çekinmiyorlardı. Kendi çocukluğumdan, karne notları üzerinde tahrifat yapmak gibi daha vahim durumları da hatırladım. Aslında çocuklar çok küçükken yalan söylemiyorlar. O dönemdeki masum halleri herhangi bir şeyi gizlemelerine olanak tanımıyor. Ama birden bazı şeyleri saklamaya başlıyor, hatta anne baba gerçeği gözleriyle gördükleri halde, "Kardeşime ben vurmadım" diyebiliyorlar. Çocukların cezaya çarptırılmalarından korktukları için böyle davrandıkları söylenebilir. Ama tek gerekçe bu değil. Meğer çocuklar ortalama dört yaşından itibaren yalan söyleme egzersizlerine başlarlarmış. Buna kişilik geliştirme çabalarının bir parçası gözüyle bakmak gerekirmiş. Anne babalar genellikle yalanı güvene ihanet olarak görürler; çocuklar ise büyüklerin doğruyu itiraf etme baskılarını kendi kişiliklerine saldırı olarak yorumlarlarmış. Bilmiyorum, belki züğürt tesellisi sayılabilir ama küçük çocuklar ne kadar zeki iseler, o kadar erken yalan söylemeye başlarlarmış. Örneğin iki yaşında bir çocuğun yalan söylemesi onun erken olgunlaşmasının, beş yaşına kadar hâlâ hiç yalan söylememesi ise gelişme geriliğinin işareti sayılırmış. Çünkü çocuk ancak gerçek kavramını öğrenirse, buna alternatif olarak kendi gerçekliğini yaratabilirmiş. Kısacası, yalan söylemek kavramsal gelişimin bir parçası.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 146. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|