Çatal uzaklara giderse!
Küçükken babam bizi şık bir restorana götürmüştü. İlk kez bu denli kibar bir ortamda yemek yiyordum. Bir anda elimdeki çatal fırladı iki metre öteye düştü. O anda annemin daha dikkatli olmam için gözlerini devirerek azarlaması benim için cezaların en hafifiydi. Zira o azarlamasa da ben zaten yerin dibine geçmiştim. Lokantadaki herkesin bana baktığını, beceriksizliğimle alay ettiklerini düşünüyordum. Sonra garson geçerken çatalı aldı, hemen bana temizini getirdi. Gözümün ucuyla etrafı süzdüm, kimse elimden fırlayan çatalımla ilgilenmemişti. O günden sonra restoranda yere bir şey düşürdüğümde, hatta şarap kadehi devirsem bile pek etkilenmiyorum. Ama şık bir restoranda yere bir yemek parçası ya da çatal bıçak düşürdüklerinde nasıl davranacaklarını kestiremeyen pek çok kişi var çevremde. Sık sık bana bu durumda nasıl davranmaları gerektiğini soruyorlar. Önce şunu söyleyeyim; en kibar ortamlarda bile herkesin başına gelebilir. Bugüne dek sayısız kereler sofralarda çatal bıçaktan yemek listesine, purodan peçeteye ve tabii ki boş, yarı dolu ve dolu kadeh ya da bardaklara kadar hemen her şeyin yere düşürüldüğüne tanık oldum... Tabii her zaman bunu kayıtsızlıkla karşılamak mümkün değil. Öncelikle eğilip yerden almanın ne kadar dikkat çekeceği, çevredekilere karşı ne kadar mahcup olunacağı sorusu sorulmalı. Bu sorunun yanıtı sıradan bir aşçı dükkânında mı yoksa lüks bir restoranda mı yediğinize göre değişecektir. Yanınızdaki kişiler de değerlendirmede önemli bir faktördür. Patronunuzla, yeni çıkmaya başladığınız karşı cinsten arkadaşınızla yemek yerken davranışınız farklı, kırk yıllık dostunuzla gittiğiniz bir meyhanede farklı olacaktır. Ayrıca personeli ve civardaki müşterileri de göz önünde tutmak gerekir. "Beni tanıyorlar mı? Tanıyorlarsa, nasıl tanırlar?" sorularının yanı sıra, "Düşürdüğümü gördüler mi?" sorusunu da kafanızdan bilgisayar hızıyla geçirip yanıtlarına göre davranışınızı düzenlemelisiniz. Kuşkusuz çataldan kurtulup yere fırlayan spagetti makarnasını eğilip de alacak değilsiniz. Bu iğrenç bir görüntü oluşturur. Ancak garsonun dolaştığı bir yerdeyse ve üzerine basıp kayabilecekse, onu uyarmalısınız. Aynı şey, fasulye, patates, hatta biftek, pilav için de geçerlidir. Kısacası yere düşen hiçbir yiyeceği eğilip toplamaya, temizlemeye kalkışmayın. Şimdi bu kadar kafa karıştıran ayrıntının ardından, haklı olarak, "Bunun genel geçerli bir kuralı yok mu?" diye düşünebilirsiniz. Var... Öncelikle yere, zamana ve çevreye uygun biçimde, sizi utandırmayacak, personeli fazla meşgul etmeyecek, hijyen ilkelerini çiğnemeyecek, lokalin genel ortamını bozmayacak durumlarda, düşürdüğünüz şeyin farkına varmamış gibi davranabilirsiniz.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 83. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|