Haydi, çin çin!
"Haydi hanımlar, beyler; çin çin!.." Limonata bardağından bozma rakı kadehleri masanın her bir yanından uzatılıyor, kimi alttan, kimi üstten tokuşturduktan sonra rakıdan birer yudum çekiliyor. Hızını alamayan biri, "En kötü günümüz böyle olsun" temennisinde bulunuyor. Bir başka ortamEv sahibi sofranın başında oturmuş, masayı çevreleyenler onun yemeği açmasını bekliyorlar. Ev sahibi son zamanlarda hemen her içkiseverin evinde bulunması adeta zorunlu hale gelmiş balon kadehi kaldırıyor: "Hoş geldiniz, sağlığınıza," dedikten sonra, sofradaki konuklar da kadehlerini kaldırıyor, kırmızı şaraplarından bir yudum alıp yemeğe başlıyorlar. Bu, dünyanın her yerinde içki dünyasının vazgeçilmez kurallarından. Her ülkede kadeh kaldırma sırasında belirli bir sözcük söyleniyor ve bu, içki içmenin ritüeli. Kuşkusuz her ritüelde olduğu gibi bunun da bir anlamı var; bir zamanlar düşmanları öteki dünyaya göndermenin en yaygın silahı zehirdi. Dolayısıyla konuklar içkiye katılması olası zehre karşı kendilerini sağlama almak için, ev sahibinin içkiden ilk yudumu içmesini beklerlerdi. Bu pratik sınama yöntemini kibarca kamufle etmek için de, ev sahibi ayağa kalkar, kadehini eline alıp, konuklara teşekkür eden bir konuşma yaptıktan ya da senyöre, krala şükranlarını sunan birkaç cümle söyledikten sonra içkisinden bir yudum içer, diğer konuklar da aynı karaftan kadehlerine servis edilmiş içkilerini gönül rahatlığı içinde yudumlarlardı. Biz kadeh kaldırırken genellikle "sağlığa" ya da "şerefe" temennisinde bulunuyoruz. Eski Romalılar da "sağlığına yarasın" derlermiş, onlar da bu temenniyi eski Yunanlılar'dan almışlar. Kadeh kaldırma ve ardından söylenen sözler tarih boyunca barış ortamı yaratmaya da yaramış. Zaman içinde kadeh kaldırma gelenekleri ülkeden ülkeye farklılaşmış. Geçen yazılarımdan birinde de değindiğim gibi, kuzey ülkelerinde insanlar kalkıp uzun bir nutuk atar, ardından kadehlerini "fon dip" yaparlar. Oysa hayatın tadını çıkarmayı bilen, bizim gibi şarap ve rakı kültürü olan ülkelerde bu tür zorlayıcı kadeh kaldırma ritüellerine yer yoktur. Bizler kişisel içki içme tempomuzun dışına çıkmaktan hoşlanmayız. Batı dünyasında ritüelik kadeh kaldırma işlemine "toast" deniyor; iki ekmek arasına kıstırılmış peynirden oluşan bildiğimiz tost ile aynı sözcük kullanılıyor. Bu iki sözcüğün aynı olması, anlamlı. Eski Mısır'dan bu yana ekmekleri ızgarada kızartıp yeme geleneği var. Nitekim Latince "tostus" sözcüğü ızgara edilmiş anlamına geliyor. Kimilerine göre eski kötü şarapların tadını biraz olsun dengelemek, kimilerine göreyse, şarabın tortusunu emmesi için, kızarmış ekmeği şaraba daldırmak geleneği Avrupa'da yakın zamanlara dek sürmekteydi. İçinde "tost" edilmiş ekmek bulunan kadeh konuğun onuruna kaldırılır, son yudum içildikten sonra, bu ekmeği yemek şerefi konuğa ait olurdu.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 101. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|