AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

\"\"
\"\"
"Sen de mi Facebook'tasın!"

Bir gün e-posta kutumda bir arkadaşın davetiyle karşılaştım. Daha doğrusu arkadaşımın adına "Facebook" adlı bir kuruluş bu davetiyeyi göndermişti. İlk kez bu ismi duyuyordum ve arkadaşımın herhalde bir tebrik mesajı gönderdiğini düşünüp Facebook'a girdim. Burada beni bazı formaliteler bekliyordu; adımı sanımı yazdım. Internet konusunda kuşkucuyumdur. Özel yaşamımla ilgili herhangi bir bilgi vermekten titizlikle kaçındım. Bu işleri tamamlayıp mesajı açtığımda, arkadaşımın benimle "arkadaş olmak" istediğini, eğer ben de istiyorsam, filan satıra tıklatmam gerektiğini okudum ve yadırgadım. O zaten arkadaşımdı. Niçin bir kez daha arkadaş olmamı istediğini anlayamadım ama isteneni yaptım. Sonra da epey uzun bir süre Facebook'u unuttum.
Derken birbiri ardına mesajlar yağmaya başladı. "Hayret bir şey; sen de mi Facebook'tasın" diye sanki uzaydan gelmişim gibi şaşıranlar, adını sanını hiç duymadığım ama benimle kanka olmak isteyenler posta kutuma mesaj yağdırmaya başladığında, Facebook'un internet dünyasının son hit programı olduğunu çoktan öğrenmiştim.
İtiraf edeyim, benim yaşımdakiler gibi ben de başlangıçta Facebook'u çözümlemekte zorlandım. Facebook "profilleri", fotoğraflı nüfus sayımı anketlerini andırıyordu. "Arkadaşlarımın" albümlerinde gezinmeye başlayınca sistemin nasıl işlediği de anlaşıldı. Her profilde aynı sisteme üye onun tüm arkadaşlarının da profilleri ve fotoğrafları yer alıyordu. İçlerinden hiçbirini tanımasam bile, dünyanın en eski merakı olan ve magazin dünyasının üzerine kurulu olduğu "kim, kiminle?" sorusu farkına varmaksızın beni de etkisine aldı, fotoğraflara takılıp saatlerce aralarında gezinmeye başladım; tıpkı on milyonlarca Facebook üyesi gibi.
Gençler için bu yeni buluşma ortamı kuşkusuz çok daha cazip. Karşılıklı kişisel posta kutularına mesaj göndermek yerine bütün özelliklerini, tüm fotoğraflarını herkese aynı anda sunmakla ilginç bir ilişki ortamı yaratmış oluyorlar. Bugüne dek cep telefonları büyülü aygıtlardı. Gençler bir tuşa basarak nerede olurlarsa olsunlar, arkadaşlarını yanlarına getirebiliyorlardı. Sanki hepsi bir cep telefonunun içinde yaşıyor gibiydiler.
İnternetteki arkadaşlık merkezi Facebook ise tuşa basmayı bile gerektirmiyor. Üstelik artık telefondan da Facebook'a bağlanılabiliyor; dolayısıyla global topluluğun üyeleri bundan sonra bilgisayara bağımlı kalmayacaklar.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 130. sayısında bulabilirsiniz!



   
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital