Banalitenin Önden Çekmeli Motoru
Ödülbağımlıları ya da ödülyazılımlılar da makineleri iflas edip çok seviyeli bir şekilde pek tabii ki, isyan ederler. Bakın Venedik'e! Bakın Berlin'e! Bakın Cannes Film Festivali'ne! Nasıl Büyük Türk İçtenliği "Eşkiya"yı (namı diğer Protoplazma Patlatıcı) ödüle boğdular! Nasıl Üstat Şevkettin Dede'nin "Sinema Bir Kumpanyadır" adlı eserini alkışlamaktan avuç içleri kızardıydı. Nasıl diyelim bir "Asmalı Konak: The Movie" şahaseri Venedik Film Festivali'ni, Berlin'i salladı. "Bu kadarı da olmaz: Ne süper sponsorlar bulmuşlar. Siemens Balonu'nun letafetine bakın!" dedirdiydi. Zaten ödülleri de hep en duygusal "Fransız Koro"lar, "Yüzbaşı Komodin'in Mandolini", "Mona Lisa Gülüşü", "Jetlag" gibi yabancı filmler silip süpürüyor Avrupa'daki büyük festivallerde. Londra Film Festivali'ne de "Kırık Vazo" adlı 1950'leri işleyen sıcacık ve üstatlardan bir kreşendo, güfteleri Sezen Cumhur'a ait bir ProtoPlazma filmimiz kabul edildi nitekim. Şimdi diğer festivallerin kıstasları ve hakiki sinemanın gidişatı bu kadar ortadayken, yapmacıklığımızdan, olmayan duygulanımlarımızdan, sahteci içtenlikçikletligiciliğimizden ödün vermeyelim! Beyaz şarabı buzla içenleri daha fazla üzmeyelim: Portakalorda kal! Çabuk aslına rücu et yani. Haddini bil. Alaturkalığını. Hanzoluğunu. Demodeliğini. Ve banalliğine sahip çık! Bu topraklar sanatsal banalliklerin üstünde gecekondulanageldi. Ona göre! Marmaris. Ekim. 2005. Şanlı Türkiye. Ve Türkün Kürkçü Dükkanı. Tilkikare.
|