Vicdani Red Bir İnsan Hakkıdır!
Yani Mehmet Tarhan'ı Askeri Cezaevi'nde geçireceği "meşakkatli" (nasıl da efendice kelimeler seçiyorum) yıllar bekliyor. Böyle bir tercihi olduğu için. Antimilitarist olduğu için. Silahlı Kuvvetler'e hizmet vermeyi reddettiği için. Bu red hakkı kendisine tanınmadığı için. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım: Yurdumuz topraklarında 300 bin ila 400 bin arasında değişen (kayda değer) sayılarda asker kaçağı dolaşıyor. Ne yapılıp edilse bu sayı aşağı çekilemiyor, her üç ila beş yılda bir "bedelli askerlik" çıkarılarak zevahir kurtarılıyor: Yani "bedelini" ödeyebilecek maddi imkanlara sahip çocuklarımız Askeriye'nin emrinde geçirilecek 15 aylık bir süre ve süreçten "yırtıyorlar." Modernize edilmiş bir ordudan, profesyonelleştirilmiş bir ordudan (bizzat ordusu tarafından) bu denli sık söz edilen bir ülkede, ordumuzun bütçemizden aldığı pay bu denli "hatırı sayılır" iken, teknoloji bu denli ilerlemiş (özellikle savaş teknolojisi) bir sürü aletin başına "uzmanlar" yani "teknik donanımlı subaylar" dışında kişilerin yerleştirilmesi giderek imkansız hale gelmiş iken1) Askerlik süresi şu kısaltılmış haliyle bile, ziyadesiyle uzun değil midir?
|